Remzi Ece Şiirleri - Şair Remzi Ece

Remzi Ece

Hiç kimse itiraz etmeyecektir sanırım; bugünlerimizi yaşlılarımıza borçluyuz.
Politikacılarımız da bu fikirde olacaklar ki, birtakım öncelikleri var yaşlıların.
Toplu taşıma araçlarında ücretsiz seyahat da bunlardan biri.

Şimdi diyorum ki; çok sayıda lüks araç alsak, son derece konforlu donanımın yanında araç başına dört hizmetkar tahsis etsek, duraklara bağlı kalmaksızın evlerinden alarak yaşlılarımızı pastane postane gezdirse!

Devamını Oku
Remzi Ece

Hanımefendi;
Diyorsunuz ki; çok konuşuyor olabilir misiniz.
Elbette bu mümkün. Peki siz, konu yaprak iken, gövdeden konuştuğumuza şahit oldunuz mu, Meseleyi anlatmak için konuşmaktan başka bir yol size öğretildi, siz de bize önerdiniz de biz ayak mı diredik.
Öte yandan çok konuşmayı tespit ederken kriterleriniz nedir. Hiç konuşmayanın yanında beş dakika konuşanı çok konuşmakla itham etmek ne kadar ahlaki olabilir. Ya da siz bağlamlarından koparmadan beş cümleyi arka arkaya sıraladınız da biz dinleme nezaketinden uzak mı kaldık.
Siz ne güzel bir başka meslaktaşınızı savunuyorsunuz.
Peki bu konuda önceleri, ‘benim konuyla ilgili hiçbir bilgim yok demiş olduğunuzu’, ve sizi bilgilendirdiğimiz zaman, ‘Bu gayet normal ben öyle anlamadım’ dediğinizi hatırlamıyor musunuz.

Devamını Oku
Remzi Ece

Hanımefendi;
Neredeyse altı sene olmuş görüşmeyeli.
Köprü olan yerlerde nice sular geçti altlarından.
Birçok yere yeni köprüler yapılırken birçok köprü de yıkıldı şu ya da bu sebeple.
Bildiğimiz köprüden bahsediyoruz, hani şu akarsu üzerine kurulanlardan.
Gönül köprüsü diye bir şeyin varlığına inanırız da henüz müşerref olma bahtiyarlığına erişemedik.

Devamını Oku
Remzi Ece

Hanimefendi;
Hani demiştiniz ya, çok konuşuyor olabilir misiniz diye.
Şimdi sizden su nokdada yardım istiyorum; Zira mesleki tanimlamanizda bunun sizin için gorev olduğunu düşünüyorum.
Zannediyorum sizden birkaç gün sonra görüştüğüm bir beyefendi, ki kendisi mini de olsa bir kanaat önderi vasfı taşımakta idi;
Üç K kuralından bahsetti.
Neymiş efendim bunlar!

Devamını Oku
Remzi Ece

Hanımefendi;
Aşağıdaki mektubu bir kişiye yazabilir miyim?
Satırlarımda bir böbürlenme hissederseniz, lütfedip bizi ikaz eder misiniz.

Beyefendi;
Yıllara dayalı hukukumuz gereği kaleme aldığımız mektubu okuma nezaketinize simdiden teşekkür ederiz.

Devamını Oku
Remzi Ece

Evet Hanımefendi;
Sizinle anlaşamayacağımızı ve cevap alamayacağımı bilmekteyim.
Çünkü siz, devlete bir şekilde kapak atmış olmanın konforuyla haraket ederken, ben düzenin farkında olduğum halde alıntıya kürek çekmekteyim.
Yine de aşağıdaki mektubu değerlendirmenizi istirham ediyorum.
...
Ey! CV meraklısı edepsiz kişi;

Devamını Oku
Remzi Ece

Ey oğul eger şair olup şiir ayılmaya kasdetsen cehdet ki şiirde sözün murabba ola yani ruşen ola, açık ola. Ve sakın ki gamız söylemeyesin. yani örtülü söylemeyesin. Meselâ bir şiirde bir sözün ki mânası şerhin sen bilesin ve ayruk kişi bilmeye, anın bigi sözü söyleme. Zira şiiri halk içün aydurlar; kendi kendiler içün ayıtmazlar. Pes şiirin mânası açık gerektir ki ruşenliği sebebinden ötürü kim gerekse rağbet ede. (Kaabûsname’den)

Seneler evvel, haber sitelerinde çokça vakit geçirip her yorumun altına şerh düştüğüm günler!
Bir orgeneral ifadeye çağrılmış gitmiyor; Vatandaşın biri de habere yorum yapıyor ve bu orgeneralin şahsında tüm denklerini abartılı bir üslupla savunuyor.
Vatandaşa o gün şöyle demiştim: Bu millet gerekirse elli bin orgeneral çıkartır.
Bugün yine her şey zıvanadan çıktı ve şu notu düşmek zorundayım.

Devamını Oku
Remzi Ece

Daha da açıık! Nizamettiiin!
Meraklıları hemen hatırlarlar Kurtlar Vadisi adlı diziyi ve oradaki Laz Ziya repliklerini
Görülen lüzum üzerine, bu başlıktaki ilk yazımızı poliüretan tiner kullanarak açmak istedik.
Bu madde de nereden çıktı diye soracak dostlar, hemen açıklıyorum.
Ozel sektorde alın teri dökerken, yakın zamanda alan değiştirdiğimiz için yeni tanıştık bu malzeme ile.
Eee bu durumda kullanmamak olmaz.

Devamını Oku
Remzi Ece


Günlerin biri, bir devlet dairesi, Q-matik’ten numara alıyorum sıra bana geliyor. Tam gişeye yaklaşıyorum ki şu gişeye diye işaret ediyorlar, yok olmadı diğer gişeye. Neyse halledip işimi dışarı çıkıyorum aklıma bir soru takılıyor; erteliyorum sormayı.
Yolda yürürken, trafiği her türlü tehlikeye sokarak ilerleyen bir araç, en az iki üç polis aracını da sollayarak yoluna devam ediyor. Aklıma aynı soru geliyor; yine erteliyorum .
İlerleyen saatlerde bir çöp yığını haline gelmiş kaldırım kenarı, üniformalı zabıtalar da ne güzel geçiyorlar kenarından. Soru aklımda da, erteliyorum habire.
Akşama yakın, dört büyük kabin kullanılan bir sokak düğünü kurulmuş; saat 12 ye kadar uyku haram, sonrasında da sorular tırmalıyor kafamı. Boş ver deyip erteliyorum bir daha, bir daha.
Sabah şehir merkezine yaklaşırken resmi polislerde bir hummalı çalışma, kesiyorlar trafiği;

Devamını Oku
Remzi Ece

İlk defa böylesine özgürdü Seniha. Uçuyordu gökyüzüne, bembeyaz gelinliğiyle.. …
kollarını açtı. Rüzgarın akışına bıraktı kendini. Saçlarının buklelerinde hissediyordu rüzgarın nefesini. Ayakları yere değiyor muydu bilmem, bir şey var ki; yol kayıyordu.

Aldığı her nefesi,hiç bırakmamacasına içine çekiyordu. İlk defa kendi isteğiyle bir şey yapıyordu. Kendi hayatına, kendisi yön veriyordu. çevresindeki insanlara, töreye aldırmayarak..

Onbeş yaşındaydı Seniha. Okumak istediği halde okutmamışlardı. Öyle ya kız kısmı okuyup da ne yapacaktı. Sonra okuyup da bu düzene karşı gelirse, erkekler sözlerini geçirebilecek kız bulabilirler miydi? Ya da erkeklerin lehine hizmet eden bu töreler nasıl uygulanabilinirdi?

Devamını Oku