Recep Uslu Şiirleri - Şair Recep Uslu

Recep Uslu

Öyle bir meydan ki
Sağımda melekler
Solumda sevdiklerim
Şiir yazıyoruz
Şiirin her kıtası her beyiti
Her cümlesi her kelimesi

Devamını Oku
Recep Uslu

Seninle yaşamak

Her şiirde her şarkıda
Gözyaşlarım süzülür
Islatır yanaklarımı
Silemem

Devamını Oku
Recep Uslu

Dostlarım size bir menkibe yada hikaye anlatacağım, bu günümüze yorumlamanızı isteyeceğim.
Mimar Sinan Süleymaniye'yi yaparken küçük bir çocuğun minareden birisine dikkatle baktığını görür ve çocuğa sorar " Minarede bir şey mi var" Çocuk cevap verir " bu minare yamuk"
Mimar Sinan hemen bütün işcileri, bütün ustaları, bütün kalfaları çağırır ve minareye bir urgan bağlar çocuğa " biz çekeceğiz sen düzelince haber ver "der. Başlarlar çocuğun dediği istikamette çekmeye, çocuk" tamam düzeldi" der ve Mimar Sinan'ın elini öpüp uzaklaşır. Çocuk gittikten sonra koca Sinan'a sorarlar " usta bu ne iştir " diye.Koca Sinan der ki:
-Eğer düzeltmeseydik bu cami yamuk minareli cami olurdu. Yüzyıllarca öyle anılırdı. Yorum sizin.
Bu yazımın devamıdır...........................................
Hep birlikte referandumdan çıktık,Bu seçim bir partinin, bir şahısın yada bir olayın seçimi değil,Türkiye'nin idare şeklinin belirlenmesi seçimiydi,Bir kısım siyasiler olduğu gibi kalsın, bir kısım siyasiler "hükümet ve Cumhurbaşkanı" dahil değişiklikten yana tavır alıp halkımızı bilgilendirdiler.Eşit şartlar yoktu ama halkımız yeterli bilgi sahibi oldu. Seçim bitti, "evet" tarafı az bir farkla kazandı.Ancak "hayır" tarafı seçimde şahibe olduğunu ileri sürerek ellerindeki delilleri ortaya koydular. Yurdumun ve milletimin yönetim biçiminin değişmesinde şaibe olduğunu 24 bilmem kaç milyon insan inandı, 25 bilmem kaç milyon evetcide "acaba" dedi.Sayın Cumhurbaşkanım siz hem 25 milyonun hemde 24 milyonun hemde 80 milyonun reisi siniz.Yapın bir Mimar Sinanlık şahibeyi ortadan kaldırın. Alın itiraz edenleri, hangi sandıksa gidin ve birlikte inceleyin tamamsa tamam deyin, değilse hatalı olan sandığın seçimini yenileyin. Atı alan üsküdarı geçmesin. iziniz tarih boyunca, Fatihler, Sinanlar, Mustafa Kemaller gibi kalsın. Yazdıklarımı bir akıl verme olarak algılamayın bu işi sizden başkası yapmaz dahası yapamaz diye yazdım. Bence seçim şaibesi ortadan kalkarsa daha güçlü oluruz düşüncesindeyim. ARZEDERİM.

Devamını Oku
Recep Uslu

İçim eridi ne olduğunu anlamadım
Kabe’nin karşısına oturdum aradığımı bulamadım
Körelmiş duygularım yıktı kahretti beni
O kadar uğraştım iyi kul olamadım

Ey Allahım dedim ya sinirimi al ya canımı

Devamını Oku
Recep Uslu

Yüreğimi açtım sana gelince
Kara deftere yazdın bu son olsun
Sende şaştın sevdiğimi bilince
Merakla beni süzdün bu son olsun.

Bu aşkımız alnımıza yazıldı

Devamını Oku
Recep Uslu

Hoş bir seda bırakmak istedim de
……………………….
Adımı aldım bulutlara yazdım
Ne yazık ki bir rüzgar da silindi
Sevda için yemin ettim kaç kere
Gün geçmeden ortasından delindi

Devamını Oku
Recep Uslu

Herkes şarkı söyler ben şiir yazdım
Dünya değil de yedi düvel gezdim
Seni ararken ben canımdan bezdim
Kurban olam kalem kaşına senin

Ardıma bakmadan yollara düştüm

Devamını Oku
Recep Uslu

Benim derdimi yavruma
Siz söyleyin çıkıp gelsin
Taşlar koymuşlar yoluma
Elleriyle söküp gelsin

Onun için yaşıyorum

Devamını Oku
Recep Uslu

Annem seksende ölmüş
Otuz yaşındaymışım ben
Babam doksanyedi de ölmüş
Büyükmüşüm bir beden

Kırkyedi yaşındaymış annem

Devamını Oku
Recep Uslu

Marmara depreminden altı ay sonra yazılan yazıdır.
Tahsin Atmaca göçük altında kalarak ölmüş , yedi aylık hamile karısı ölmüş , Sabriye’nin babası annesi ölmüş, oğlu enkazdan çıkarılmış , Mustafa öğretmenin gelinlik çağındaki iki kızı enkaz altında kalarak ölmüş, kendisini oğlunu karısını komşular enkazdan çıkarmış, bana çocukluğumda “ sulu Zeynep “ lakabını takan Yaşar ağabey ölmüş, bunlar şimdilik aklıma gelenler . İnsanlar çoluk çocuk yıkılan binaların altında kalarak öldüler . Binlerce insan, resmi kayıtlara göre yirmibin, halka göre ellibin.
TÜPRAŞ da yangın çıktı . Her tarafa zifiri bir zehir saçıyor. Patlama tehlikesi var deniliyor. Eğer bir patlarsa Bolu’ya kadar her taraf batar denilmekte. TÜPRAŞ’a yakın yerler boşaltılıyor . Enkaz altında canlı insanlar olduğu dedikodusu var . Depremler devam ediyor.
Ölüm bütün canlılarda var. Her canlı yaşam takvimini bitirince ölecek ama bu deprem küçük büyük dinlemedi, genç yaşlı dinlemedi, küçücük çocuklar öldü . Enkaz altında kalarak öldü. Bunlara hiç mi acıyan olmadı. Tövbe haşa yüce yaradan bu cezayı niye verdi. Bu olayda Hazreti Musa olayındaki gibi bir örnek mi var acaba.
KEHF SÜRESİ 65-Katımızdan bilgilerle doldurduğumuz rahmet verdiğimiz kullarımızdan birisini buldular 66-Musa ona- sana öğretilen doğrulardan bana öğretmen kaydıyla seninle gelebilir miyim dedi.67-( O Musa’ya) –Sen benimle birlikte sabredemezsin 68-Aklının almadığı şeye nasıl sabredeceksin.69—İnşallah beni sabırlı bulacaksın, senin hiçbir emrine asi olmam. Dedi . 70-Benimle geleceksen yaptıklarımdan sana bahsedinceye kadar bana hiçbir şey sormayacaksın. 71- Böylece ikisi birlik te yolculuğa çıktılar ve bir gemiye bindiler. Şehre yaklaştıklarında Genç kulumuz gemiyi deldi.” İçindekileri boğmak için mi deldin, çok tuhaf bir şey yapın “ dedi Musa.72-Ben sana benimle birlikte sabredemezsin demedim mi ? 73-Beni unuttuğum şeyle sorgulama bana işimde zorluk çıkarma dedi.74- Yolculuğa devam ettiler . Bir çocuğa rastladılar, tuttu çocuğu öldürüverdi . Çok kötü bir şey yaptın suçsuz bir çocuğu öldürdün dedi Musa. 75-Ben sana benimle birlikte sabredemessin demedim mi? 76 – Eğer sana bir daha bir şey sorarsam benimle arkadaşlık etme , sen benim tarafımdan son özre ulaştın. Dedi.77-Yollarına devam ettiler , bir memlekete vardılar, halktan kendilerine yemek yedirmelerini istediler . Halk bunlara yemek vermedi. Genç kulum ve Hazreti Musa’dan çekindiler . Bu memleketten çıkarlarken yıkılmakta olan bir duvarı doğrultuverdi. Musa:
-Bu yaptığın iş için ücret alabilirdin dedi.

Devamını Oku