Ne gördün şu ibret penceresinden?
Gördün en güzelin kaderine bak.
Öteye geçen yol yokmuş saysan da,
Dünyayı kendine yürütüyor Hak.
Burdan gelip geçen sanma kaybolur,
Doymuyorum yenilmeye,
Ararım dört köşe bucak.
Hayat; Zaloğlu pehlivan,
Güreşirim karakucak...
Kul Recep ki; ''yok alem de'' olsun ona muadil,
Adil olsa kayırmazdı ondan gayrıyı felek...
Dilleri kurtulamaz boş faydasız hamasetten,
Hal ve gidiş; gözleri kör kinlerinden hasetten,
Kendilerine hayrı yok olsun kamuya hayrı,
Kimi güdümlü gelirken kimi gider kasetten...
Kimse beğenmedi şakanı hödük!
Şehitler bırakmaz yakanı hödük!
Aklın sıra güya tahkir edersin,
Eşeklerin papyon takanı hödük!..
Kendilerine verirler en yüksek payeleri,
Halka; aptal, cahil, çoban demek sermayeleri.
Özledikleri; saltanat fetret devrine dönmek,
Akbabalar gibi leşe üşüşmek gayeleri...
Hakikat...
Gökyüzünde ki Demirkazıktır.
Bazıları görmek istemiyor diye;
O ne yerinden ayrılır ne de kaybolur...
Bu gün efkârlıyım dert katar katar,
Çekmeye; dermanla yâr gerektirir.
Sahra ortasında gelir bulur da,
Verir gam yükünü bana çektirir.
Kâh kölem diyerek bir pula satar,
Kim demiş duymadım hele; latif söz olsun lehte,
Muhalif rüzgâr esmeye başlayınca aleyhte...
''Geçtim sandığım geçit, dahanın dahasından,
Çıkmamışım ki meğer cirmim'in sahasından...''




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!