Recep Akıl Şiirleri - Şair Recep Akıl

Recep Akıl

Ak Parti’nin kaybetmiş olduğu yaklaşık % 9’luk oyun büyük bir çoğunluğunun Kürtlere ait olduğu açık bir gerçek. Bunun tartışılacak hiç bir yanı yok.

Ne oldu da Kürtler Ak Parti’den desteğini çekti? Asıl sorulması gereken soru budur. Ak Parti’nin işte bu soruya bir cevap bulması gerekmektedir.

Evet doğrudur, Ak Parti’den şu ya da bu şekilde rahatsızlık duyanlar uluslar arası bir konsorsiyum önderliğinde iç dinamiklerin de bir araya getirilmesiyle görünür bir başarıya ulaşmışlardır. Peki, tamam da bu başarıya Ak Parti kadroları ne kadar katkıda bulunmuştur, bulunmuş mudur? Ayrıca bu sorular da cevap bekleyen sorulardır.

Devamını Oku
Recep Akıl

Bugün artık çok iyi biliniyor ki Yüce Din’imiz İslam’a ulu orta saldırmakla ona inananları dinlerinden vazgeçiremezsiniz. Öyleyse ne yapmalı da bu dini bozup tahrif ederek mensuplarını dinlerinden uzaklaştırmalıdır?

Günümüzde teknolojinin de imkânlarından faydalanarak çeşitli propaganda teknikleri geliştirilmiş olduğu bilinen bir gerçektir. Bunların en bilineni yayın yoluyla toplumların dimağını iğfal etmektir. Ve bunu da çok başarılı bir şekilde yapa gelmektedirler. Örnek mi? Pek çok kanalda gösterilen şu yerli diziler, meselâ.

Gerçi bunlara karşı bir insan isterse bir takım önlemler alabilir, musibetini bertaraf edebilir de bir başka propaganda şekli var ki buna karşı önlem almak öyle pek kolay bir iş değildir. Bu teknik, uygulayıcıları vasıtasıyla o kadar ince bir zekâyla şekillendirilir ve sunulur ki muhatabının yapabileceği pek fazla bir şeyi yoktur.

Devamını Oku
Recep Akıl


Bizde adettir, ülkemize gelen yabancılara Türkçe öğretmeye bayılırız. Öğrettiğimiz bir iki kelimeyi zar zor, yarım yamalak söylediklerinde de sanki dünyalar bizim olmuş gibi seviniriz.

Bu davranışın aslında bir tür aşağılık kompleksinden kaynaklandığını biliriz ama bile bile de bu davranışımızdan bir türlü vazgeçmeyiz, vazgeçemeyiz.

Çünkü bize göre bir yabancının birkaç kelime Türkçe öğrenmesi demek Türk Milleti’nin onların gözünde meşruiyet kazanması demektir.

Devamını Oku
Recep Akıl

BDP, Suriye’ye yapılması muhtemel bir askeri operasyona “Savaşa hayır” sözleriyle karşı çıkıyor. Bu slogandan yola çıkarak BDP’nin itirazı ilk bakışta doğru ve haklı gibi görünüyor olsa da aslında bu itirazın asıl sebebi savaşa karşı çıkmak değil, tam tersine savaşa karşıymış gibi görünüp Suriye’de halen süren iç savaşın sürdürülmesini istemektir.

BDP mademki savaşa karşıdır bu karşıtlığını niçin meselâ ülkemizde on yıllardır süregelen savaşa ve Suriye’deki iç savaşa daha en başından bir iki yasak savma kabilinden cılız söylem dışında dillendirmedi? Dillendiremezdi çünkü asıl stratejiye ters bir durum olurdu bu. Nedir asıl strateji? Elbette Ortadoğu’da çok uzun bir geçmişten bu yana bağımsız bir Kürt devleti oluşturma emeli ve niyeti.

Bu düşünce bu gün için her ne kadar direkt olarak BDP tarafından açık bir dille dillendirilmiyorsa da biliniyor ki PKK’nın ilk çıkış noktası bu bağımsızlık isteği ve emelidir. Fakat geçmişteki tecrübeden yola çıkarak PKK ve BDP’nin direk olarak bağımsızlık isteğini dillendirmek pratikte mümkün olmadığı için daha tali ve gerçekçi bir takım istek ve söylemlerle yoluna devam etmeyi tercih etmiş ve devletin de yanlış politik tercihleri sebebiyle bu çabasında da görece bir başarıya ulaşmıştır. Şimdi sıra kazanılmış olunan bu başarının üzerine binayı oluşturmaktır.

Devamını Oku
Recep Akıl

Demek ki neymiş, halka rağmen iktidar olsan bile muktedir olamazsın.
Gün gelir tepe taklak gidersin.

Hayat bu kadim gerçeği Suriye'de bir kere daha anlamayan beyinsizlerin gözüne soktu.

Gücüne güvenen yine başka bir güç tarafından alt edilir.

Devamını Oku
Recep Akıl

"Eğer F 35'ler Türkiye'ye verilecek olursa Ortadoğu'da askeri üstünlüğümüz tehlikeye girer." demiş katil Siyonist Netenyahu.

Bak şu müptezele bak, askeri üstünlüğü varmış.

Üç kuruşluk aklıyla algı oluşturuyor soykırımcı cani.

Devamını Oku
Recep Akıl

Bir sıkıntı anında insan ne yapar? Elbette ki çareler aramaya başlar. Kendisine yardımcı olabilecek alternatiflere yönelir. Lâkin bir şey var ki başkasından istediğiniz yardımın her zaman (ama az, ama çok) ödemek zorunda olacağınız bir faturası mutlaka olacaktır.


Çaresizlik, eldeki imkânların ihtiyaçları karşılayamıyor olması durumudur. O halde ne yapmak gerekir? Eldekilerin dışında var oldukları bilinen ama kıyıda köşede bırakılmış, yeterince kıymeti bilinememiş, değerlendirilememiş ve atıl hale getirilmiş olan bazı imkânların hatırlanarak bunların verimli ve işler hale getirilerek düşülmüş olunan sıkıntıdan kurtulmak yolunda çaba sarf etmek gerekir.


Devamını Oku
Recep Akıl

Sesleri hiç çıkmıyor, dut yemiş bülbül gibiler. İki yıl önce verdikleri oyun tam tersini verdiler ama düştükleri çelişkiden hiç utanmıyorlar.

"Söz namustur" diye afiş bastıranlar bugün verdikleri ret oyuyla namussuzluklarını ilan etmiş olmuyorlar mı? Dünden bugüne ne değişti?

"Kurucu partiyiz" diyerek kasım, kasım kasılanlar bugün PKK'nın aparatı, şamar oğlanı, kapısında bekleyen beslemesi durumuna düşmüş olduklarının ne kadar farkındalar acaba, ya da farkındalar mı?

Devamını Oku
Recep Akıl

Yapılması gereken şey zamanında yapılmazsa faydadan çok zarar verme durumu orta çıkıyor.

"Dengeleri koruyacağız," derken risk giderek artıyor.

PKK ile uğraşmak giderek daha zor bir hale geliyor.

Devamını Oku
Recep Akıl

Bu ülkede toplumsal ahlakın dejenere edilmesi işlemi Yeşilçam filmleriyle baş gösterdi. Daha sonra televizyonun yaygınlaşmasıyla birlikte “Dallas” adlı dizi bu görevi devraldı. Ardından “Yalan Rüzgârı” ve diğerleri geldi. Bunlar devlet televizyonu TRT de yayınlanıyor ve 7 den 70’e her kes de izliyordu.


Zamanla televizyon kanalları çoğaldıkça işin içine Türk dizileri girdi. Konular da elbette bu ithal dizilerden esinlenilerek seçilir oldu. “Perihan Abla, Süper Baba” gibi görece biraz daha ehven ve yerli olanları da vardı ama çoğunlukla aile yapısına, toplum yapısına bilinçli bir şekilde tecavüz eden diziler yavaş yavaş ama istikrarlı bir biçimde hayatımıza girmeye başladılar.


Devamını Oku