Canı boğazda kelimelerin
susmaya takati kalmamış
çığlık çığlığa bağırsam da
hep eksik kalıyor cümlelerim
Bu sevdada yolun sonu göründü
Günaha yenik düşmüş ve hiç,
Paklanmayacak bir sevda bendeki
Hayallerde kapalı kalmış güzellik sin sen
Gerçekleşmesi imkansız
Kovsan bütün kötü düşünceleri beyninden
Bir kereliğine gelsen hiç düşünmeden
Her şeyi bütün güzellikleri yaşasak birlikte
Ve zamana inat yaşatsak
Bir gün bile olsa yeter
Sonra yine git gideceksen
Hayatıma ışık olan o gözlerini, benden çevirdiğinden beri
ne güneşin aydınlığı, ne gecede ayın parlaklığı
Gözlerini unutturabildi, zindanlardan çıkamadım
O günden beri, zifiri karanlıklar-dayım...
Gidişinle birlikte; götürdüğün baharımın yerine gelen,
Ve git...
Şiirlere vur kendini
ölürcesine
ve sabahsız gecelere kilitle
korkmadan
acıyan yüreğini okyanusun derinlerine at
Sen rüyalarda büyüttüğüm sevgili
acısıyla tatlısıyla sevdiğim kadın
iki bedende besledik sevdamızı
okyanusların ötesinden korkusuzca
şimdi zirvedeyken aşkın
tepe taklak ettiren nedir bizi?
Seni sevmiyorum
tüm söylediklerim yalandı
nefes alamam derdim ya hani palavra
gün de doğuyormuş
güneşte ısıtıyormuş bak sensiz
karanlıkları hissetmem sadece sendenmiş
Sen yanımda olduğun zamanlarda
elleri cebinde yürüyenlere üzülürdüm
şimdi sen gittin ya
doldurdum tüm hüzünlerimi sol yanıma
ve başı eğik, elleri cebinde
tek başına yürüdüm senin hayalinle dolu sokaklarda
Söyle İstanbul söyle kaç dilde seviyorsun
Haydi söyle kendine kimleri aşık ettin
Bende yeşeren aşkı anlattım biliyorsun
Sen aşkın kazanıydın beni hep kaşık ettin
Gece yarısı saat bir buçukta
Sabahın gelmesini beklemeden
Sessizliğin hüküm sürdüğü
Gölgelerin nöbet tuttuğu zamanda
Ay ve yıldızlar şahitliğinde
Git dedin bana ve ben boyun eğdim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!