İçimden dökülmesin artık
kendi sesim…
Hiç bir kök merhem olmasın
yarama…
Bırak kırlangıçlar geçsin
üstümden…
Ellerimin ayasından
kayıp giden günahlarımdan
yarim sırma saçlarından
zülfünden sark da düş bana
gözlerinin karasından
yüreğimin ta ortasına
Elsiz ayaksız
dilenmeyen
dile gelemeyen
bir
Gölge vardı hani
Gecenin söküklerini diken
İmkansız sandıklarımızın öyle olmadığını bile bile
Acı çekmekle yorulan kalbimin feryatlarını duymazdan gelmelerine
Neden diye sorsam suskunluk girdabında kaybolan dünyam
Cesaret edip sarılamayan ama hep kaybetmekten korkandım
Biteceğini bilip büyülendiğim bakışlarının
Yaşamak yinede inadına seni sensiz
Ben kimim neredeyim bilmiyorum
karmakarışık duyguların esiri olmuş yüreğim
senin yokluğunda canımın yangınını hissetsem de
dönmek ölümdür bedenime
arada kalmış yüreğimin acizliğinde
isyan duygularım ayaklanıyor sabahın ilk ışıklarında
Bir yalanı saklıyor sanki sözlerin
ve gözlerinde derin bir karanlık görüyorum
sanki titriyor sesin dudaklarında
ellerin olmadığı kadar soğuk
hislerim karmakarışık
yıldızları izliyorum hayalinle
Aşk Bitti Dedikçe
"Aşk da bitti" diyordu şair
Soluksuzca tekrar tekrar
duyunca acıyan sesini
aklımdan silmek istediğim
Gece karanlığı kucaklarken
kızılca parlaklığın arasında bir suret belirir
Mavi, masmavi iken birdenbire siyah bir pelerine bürünür
sonra bütün pencerelerden rüzgar eser
Düş evlerin yıkılır...
O bilmiyor...
halbuki ömrümü yoluna heba edecek kadar..
bastığı yolda taş olmayı hayal edecek kadar..
büyüktü sevdam
Ahh yar ecelimi koluna takıp gittin gideli
RÜYALARIM D/ÜŞÜYOR
Kalabalıklar içinde yalnızlığıma sığınıyorum yine
Geçen vakitlere inat bir kez daha
Yelkovan hareketleri, suskunluğum önünde diz çöküyor
Kendi benliğimden bir şeyler eksilmesin diye




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!