Yağmurlu bir havada şemsiyesiz çıkmalıydı
ve sırılsıklam olana kadar kalmalıydı el ele
çiseleyen yağmurun altında üşümeden sarılmalıydı bedenler
Güneşi yutmuşçasına yanmalıydı kalbin sıcak nefesinde
Tek bir seslenişi bekledim
geceler boyunca...
Radyoda çalan türkü kavurdu geçti yüreğimi
geçmişten kalan bir cümle
avuçlarımda ufalanırken
gözlerime nem düştü
Canım yandığında
sen üzülme diye
sakladığım gözyaşımı
özlemin haddini aştığı
zamanlarda
sen diye sarıldığım
Parmak uçlarıma kadar hissediyorum ayrılığın sancısını
Ve kanayan yanlarımın acısında biçare kıvranırken
Uzaklaşan gölgende gördüm iki damla göz yaşını
Ve anladım severek ayrılmanın tek taraflı olmadığını
Katran karası bakışlarının derinliğine gömdüm ruhumu
Geceden kalma umudu kırık hayallerim var benim. Senden sonra soruların ayazında kaldı aklım ve kamçıladı duyduğum o sözler seni seven yüreğimi ya doğruysa beni sevmediğin ya doğruysa senin için sadece bir hevestim anlık yaşanılası bir aşktım. Gecemi aydınlatan yıldızlar kaydı bi anda o soruların girdabında. Çalarken radyoda Zeki Müren ‘’BULAMAZSIN BENİM GİBİ SEVENİ’’ zifiri karanlıklara büründü dört bir yanım sen bilmiyorsun.
Gözümden süzüldü sevincim inceden inceye, zaten mutluluğa da pek alışık değildim hani, olmadı boş ver üzülme. Seninle biraz olsa da ne demek olduğunu hissetmiştim olmadı, fazlasını tamamlayamadık ne yazık ki. Her gün güzel bir şeymiş gibi buda yarım kaldı benim gibi. Oysaki seni ne çok sevmiştim be sevgili
Kelimelerin uğultusu terketmedi beni yine bu sabah. Ruhumu daralttı, canımı yaktı, tüm hayallerimin ipini çekti, son bir vedaya bıraktı yüreğimi sol yanıma son kurşunu sıkarak gidiyorum senli sensizliğime bu defa acıyarak kendime seni sevmekten vazgeçiyorum sevgili
Karabasan gibi çöktü ayrılık üstüme
Bir türlü nefes aldırmıyor
Daralıyor ruhum biten bu aşkın son demlerinde
Ve sana dair vedalar dilimin ucunda bekliyor
Gitgellerle yaşanmıyor bu aşk sevgilim
İkimizde sustuk
Ve sustukça birikiyor içimizdeki cümleler
Yetim kalan kelimelerin hep boynu bükük
Cesaretten uzak yürekler kaldı bize
Ve korktuğum tek bir şey vardı
Yabancılaşmak bu suskunlukta
Demir kapı ardında, bir sevdamı bıraktım
Sen İstanbul gibiydin, bense hep sana aktım
Hiç bilmezdin kimdi ne, bende ruhu taşıyan
Sen giderken ben senin, arkandan doldum taştım
Sana yolladım benden, senle olan ruhumu
Sen yanımda olduğun zamanlarda
elleri cebinde yürüyenlere üzülürdüm
şimdi sen gittin ya
doldurdum tüm hüzünlerimi sol yanıma
ve başı eğik, elleri cebinde
tek başına yürüdüm senin hayalinle dolu sokaklarda
Söyle İstanbul söyle kaç dilde seviyorsun
Haydi söyle kendine kimleri aşık ettin
Bende yeşeren aşkı anlattım biliyorsun
Sen aşkın kazanıydın beni hep kaşık ettin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!