Ölmeyecek gibi bağlandık oysa
Ölümden gayrısı yalanmış meğer
Bu yalan dünyanın gerçeği buysa
Ölümden gayrısı yalanmış meğer
Dünya senin olsa yediğin öğün
YANDI YÜREKLER
Köroğlu diyarı aşılmaz dağlara
Varmış genç ihtiyar sabi bebekler
Allahım sabır ver kalan sağlara
Ocak ayazında yandı yürekler
Zamanın birinde, ah ben de gençtim!
Geçtiğin yollardan, kaç defa geçtim
Bu yaşlı halimi, sanma ben seçtim
Yaşlılık kapıya, geldi anladım
Romatizma şeker, elinde esir
YAYLAYA ÖZLEM
Kurt kuşu bir olmuş hepsi üşüşür,
Çobansız sahipsiz sürün yaylalar,
Ayaklarım yalın soğuktan üşür,
Yün çarığı son kez örün yaylalar.
Doğasında huzur var, bakınca derin derin
Bakıp da görme sakın, yalnızca göl diye
Son bulur ahenginde, derdinle kederin
Neşe ile karşılar, adeta gül diye
Pınar pınar bölünür, şirince yediye
Belki eller nasırlı, belki biraz kirliydi
Vücutları yorulmuş, yüzleri kederliydi
Yediklerimiz doğal, her şeyimiz yerliydi
Alın teri ve emek, her şeyden değerliydi
Kirlettik havamızı, toprağı kili kumu
Zalimle kol kola zulme susandan
Bal ile beslenip zehir kusandan
Vakitsizce ötüp şimdi pusandan
Sen affet Allah'ım yoruldum artık
Parça parça geçtim kevgir elekten
Gezdin diyar diyar divane misali gurbeti,
Şiirlerinde anlattın Hakka olan hasreti,
Dervişlikte çektin nice zorluğu ve zahmeti,
Sözlerinde anlattın aşkı, sevgiyi, Rahmeti.
Nefese karşılık seçmiştin buğdayı,
YÜZYILIN DEPREMİ
Gecenin karanlığında, bu neyin uyarısı?
Tüm sirenler çalıyor, sokaklarda ikazlar
Sarsıntıyla uyandık, gecenin bir yarısı
Yıkılmış hayallerin, her yanında enkazlar
Hazır değildir henüz, diller bile vedaya
Bir başka baharlara, sözlerle uyutulur
Ayrılık yazılmıştır, artık kara sevdaya
Verilmiş tüm sözler, sevgiler unutulur
İstemsiz sürüklenen, elde bir çift valizle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!