Yaraları ülkece, gün sarmanın günüdür
Dünyayı ahireti, gün sormanın günüdür
El uzatıp kardeşe, gün varmanın günüdür
Hakka içten el açıp, yalvarmanın günüdür
Bugünlerde en çok sanadır İhtiyacımız
Ne siyaseti gözetti, ne menfaat çıkarını
Öyle bir sevdaydı ki, düşünmeden yarını
Siper etti kendini, kara toprağa bağrını
Karlı dağlar söndürmez, vatana efkârını
Mamak zindanları, soğuk, ıssız ve serin
MÜJDELENMİŞ ŞEHİR İSTANBUL
Asırlardır işaretli cennetten o bahçe,
Değer biçilir mi hiç, ne altın ne de külçe?
İstanbul der yürekler yanmakta içten içe,
Karadan yürür gemi Galata’dan Haliç’e.
Nasıl bir acıdır bu kolay değil ki ikrar
Yaşanmasın acılar yaşanmasın tekrar
Kırılsın kalemleri alınsın artık karar
Bunların yaşaması insanlığa hep zarar
Narin'i evladının yerine koyup kıyas
Barınacak yuvası, evi barkı kalmadı
Gülen yüzleri soldu, oyun parkı kalmadı
Yaşayanın ölüden, pek de farkı kalmadı
Ağıttan başka da dilde şarkı kalmadı
Çocukların Gazze'de yaşam hakkı kalmadı
Türkülerin canı, kemik ve etiydi
Bozkır Tezenesi, Garip Neşetiydi
Evvelden ahire, sevdi o Leyla’yı
Karşısına aldı, ah yalan dünyayı
Dilinde türküler, elinden tezenesi
Bugün ölümünün, onuncu senesi
NEYE YARAR
Damla damla olup akmadıkça,
Merhametle dolup bakmadıkça,
Göz neye yarar.
Kelebek misali konmadıkça,
Anlattın hep bilimi,
Değiştirdin iklimi,
İlmik ilmik kilimi,
Dokursun öğretmenim.
Aydınlık için varsın,
Baharda gül misali çiçekler açan
Gülüşüyle dünyaya hep neşe saçan
İyiliğe doğruluğa kanatlanıp uçan
Meleğimsin öğretmenim
Hayat ile benim aramda ki kablomsun
Kader erken açtı hicran yarasını
Bulutlar bürüdü gök semasını
Küçük yaşta kayıp verdi anasını
Sözcükler anlamsız sözsüz kuzum ah!
Yüreği yaralı öksüz kızım ah!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!