Yapıldı mı iğde’nin berbat yolları
Münibüsler nasıl, hurdamı daha
Evlendi mi köyün erkek dulları
Yoksa içtikleri,çorbamı daha
Ne haber camiden, iyimi imam
Sarp kayalı dağlardan
Aştı Hulusi Efendi.
Mor sümbüllü bağlardan
Geçti Hulusi Efendi.
Nesli pak gül soyundan
İnsanlığın tadı kaçtı
Yılana sarıldık şimdi
Doğruluğa güve düştü
Yalana karıldık şimdi
Salamura oldu hayat
İsmi ile müsemmadır
Elbistan da Arif BİLGİN
Muhabbeti bir başkadır
Elbistan da Arif BİLGİN
Köy mahalle bucak gezer
Şardağı eteğine kurmuş bağdaşı
Yüksekten seyreder yeri ELBİSTAN
Anadolu kokar toprağı taşı
Ana kucağından beri ELBİSTAN
Ozanlar söylemiş dizmiş mısrayı
Bırak şu garezi,vazgeç şu kinden
Akan boz bulanık, sele ver gitsin
Saklama sevgini, çıkar gönülden
Fitneyle,hasedi yele ver gitsin.
Yüreğinde cümle, kullar barınsın
Güle gelir, güle gelir
Öter bülbül güle gelir
Gülün açtığın göremez
Feryat figan, dile gelir.
Bülbül aşık olmuş güle
Yar yitirdim, yar ararım
Her gördüğüme sorarım
Kalmadı kavil kararım
Acep benim gülüm nerde.
Ilgıt ılgıt yele sordum
Gönül havalandı inmiyor yere
Başını göklere değer sanıyor.
Mezarı gösterdim ona kaç kere
Dünyayı içine sığar sanıyor.
Görmüyor gerçeği kör olmuş gözü
Adem ile Havva'dan kardeş olduk birliğe
Neyi paylaşamadık,savaş açtık dirliğe
Açmalı gözümüzü bir son verip körlüğe
Zaman bizi eritir, kelep kelep ağında
Ölüm bizi çağırır,fermanı dudağında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!