Uzak bağlanmış iline
Benzer duvaklı geline
Terk edilmiş kaderine
Gidemiyor, Elbistan’ım
Tarihi gelir derinden
Açtım ellerimi göğe
Kaldırışım sana doğru
Merhamet et şu bebeğe
Bildirişim sana doğru
Sen rahimsin, rahmetin bol
Düğürcük şorasına çalardık kaşık
Sabah kim içerdi çayı şekeri
Gab gacak bakırdı elde bulaşık
Sokakta çocuklar sürdü çemberi
Bir yıl daha geçti ömür
Eksiliyor yıllar bir bir
Edilmez ki etsek tamir
Eksiliyor yıllar bir bir
GARDAŞ
Sende iste etme haset
Veren vermiş kula gardaş
Rızkı hüda verir elbet
Olma nefse köle gardaş
Sende iste etme haset
Veren vermiş kula gardaş
Rızkı hüda verir elbet
Olma nefse köle gardaş
Kurdu kuşu besleyen var
Doğdum dünyaya gelince
Gözlerimde yaşım garip
Süründüm kendi halince
Ayak gitmez, başım garip
GEÇTİ ÖMÜR
Gerek atlı gerek yaya
Yolllar ile geçti ömür
Gece gündüz saya saya
Yıllar ile geçti ömür
Dünya atmış çengelini
Yıkılıp giden gidene.
Nefis koymuş engelini
Takılıp, giden gidene.
Kimi karada ölüyor
Madem gideceksin veda etmeden
Sirtimda hançeri çekde öyle git
Cevrini çekerim dava gütmeden
Bir ümıt ışığı yakta öyle git




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!