Dokunmak isterdim yüreğine,
Bir kerecik değil, son kez.
Ve görmek isterdim yüreğinde,
Ya bir iz benden kalan;
Ya da bir boşluk, benden kalan.
O yüzden korkuyorum, dokunmuyorum!
Yüreğin benden gidince,
Gözlerimden yüzün silinince,
Mağrur gururun bensizliği seçince,
Gönlün başka bir sevda edinince,
Başka sevdanı sen benden gizleyince,
Artık bana hayatında yer vermeyince,
Sen bilmezsin,
Bizim burada Tophane dediğimiz bir yer vardır.
Dün orada oturdum,
Manzaram, Kale içi ve Akdeniz,
İki çay söyledim, bir sana bir de bana.
Ben afiyetle içtim, sen çayı soğuttun,
Kaç bahar geçti bu sokaklardan
Ve kaç çiçek kuruyup düştü dalından
Kimse bilmiyor kaç efkarı şişelerde boğduğumu
Ve kimse anlamıyor sensiz ne halde olduğumu...
Senin gülen gözlerinin berraklığını özledim
Yalnızlık nedir?
Yalnızlık, dolu bir kalptir sende çarpan,
Ve boş bir sokaktır,
Sadece kendi ayak seslerinin yankılandığı.
Yalnızlık üzerinde söylenmiş onca şey var. Ömer Hayyam der mesela “Kargalar sürüyle, kartallar YALNIZ uçar”; nereden geldiğini bilmediğim bir söz ise “Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılırsa yalnızlık olmaz”. Yalnızlık; aslında “size ihtiyacım yok” diyerek kendini soyutlamasıdır kişinin. Yalnız insanların en az ihtiyaç duydukları şey diğer insanlardır; onların fikirlerine, sözlerine, görüşlerine, telkinlerine veya yönlendirmelerine. Yalnız insanlar hayatta daha dik duruyor, ayakları yere daha sağlam basıyor. Yalnızlık kötü değildir; içini doldurmasını bilirseniz elbette. Yalnızım demek, çevremde hiç insan yok demek değildir, yanlış anlaşılmasın; çevrenizde çok insan olabilir, ama hiçbirine hayatınıza nüfuz edecek kadar tolerans tanımıyorsunuzdur. Hoş sohbet, bazen beraber gezmeler, bir film izlemek ve elbette özel biri ile daha yakın olmak doğaldır, bu sizi kalabalıklaştırmaz. İnsanlar hayatınıza müdahale edebilme lüksüne sahip olduğu gün kalabalık oluyorsunuz. Bırakın dışarda kalsınlar, yalnız olun yine siz kendi içinizde. İstediğiniz gibi yaşayın hayatınızı, ister inançla, ister putperest gibi, isterseniz gezerek tüketin ömrünüzü veya çalışarak; ama tercih hep sizin olsun. Bırakın kalabalıklar hep dışarıda kalsın, siz hep yalnız kalın kendi içinizde, yüz binler sizi sevecek olsa bile.
Yalnızlık; bir kader değildir, bilinçli bir tercihtir.
Beni yeşilinde saklı tut;
Öyle fazla bir şey yapmana gerek yok,
Matematikleştirmeyi deneme mesela:
Mutluluk sonsuz iken çarpanı olmaz,
Veya sevinci sevinçle toplarsan sonuç yine aynı olur.
Renklere de ayrı bir anlam yüklemeye çalışma;
Bazı kavramlardan anlamam ben;
Umutsuzluk gibi mesela, veya keder..
Öfkeyi bilmiyorum, karamsarlık uzak bana..
Ben, hepsini özetlemeyi seviyorum,
“Yoruldum” diyerek.
Hayatımda ilk kez içime çektiğim ilk sigara dumanı gibi bir şeydin sen;
Çok zevk veren, can acıtan ve aslında ölümcül ama vazgeçilmez bir heves yani sadece..
Ve sen... iki gözümün tek Fer’i..
Ve sen vicdanı merhameti lal olmuş yar..
Ve sen günahkar dünyadaki;
Bildiğim en günahsız sevgili.
Olmamalıydı bu kadar masum yüzün
Girerken kanına cümle hislerimin..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!