On üç Ekim doksan dört, zaman kurşun kestiği an,
Tunceli Uzunyayla’da pusuydu kurulan plan,
Dağlar sustu, gök karardı, yer titredi bir an,
Bir yiğit düştü toprağa, ayağa kalktı vatan.
Namert kurşun arar hedef, mert alnını siper eder,
Duyulmaz feryadım, sessiz derinden,
Koptuğum gün olur beni unutman.
Söküp de şu kalbi eski yerinden,
Attığım gün olur beni unutman.
TEVFİK MÜCAHİT ZEYTİN
Laçin’da doğdum ha, kader bize çizgi,
Dünya yamuk döner, eğri adam gezgi,
Ben eğilmem oğlum, başım taşta ezgi,
Dik durmayı töre sayar Tevfik Mücahid Zeytin
Hakikat sırrını gizlerken perde,
Liyakat aradım uçsuz yerlerde.
Vicdanlar tutsakken kara kederde,
Hak’tan kopan candan umudu kestim.
Yüreğimde sönmez bir kor çerağı,
Çileli yollarda izim var benim.
Sol yanıma çöken kışın durağı,
Anlatılmaz gizli sözüm var benim.
Kader yazılmıştır, değişmez keder,
Mevsimler döner, rüzgâr eser her zaman,
Benim gönlümde baki, bir tek sen varsın, inan.
Yazgım çizilmiş, silinmez, dolanır zaman;
Ben sana rüzgâr değil, izim Yel'izim.
Dünya dedikleri bir eski hanmış,
Gelen ağlamış da giden yanmış.
Doğruyu söyleyen dilde yalanmış,
Sözümüz havada kaldı gardaşım.
Hakikat yolunda yalan duymaktan,
Zalimin postuna boyun eğmekten,
Her gün bir umudu yere gömmekten,
İnan ki tükendik, yorulduk artık.
Hayatın yükleri ağırlaşıyor gibi,
Dertlerin içinde yoruldum Mehmet.
Sabrın da sınırları zorlaşıyor gibi,
Dost bildiklerimden kırıldım Mehmet.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!