Çırpınışların yaktı canımı
Bir dokunsam uçacak dedim
Ama uçmaların beni esir aldı
Ömrün kelebeğin ömrüyle örülmüştü
Suçlu kimdi bilemedim
Aslında hiç merak da etmedim..
....
Önce seversin sonbaharı hemde çok seversin
İçindeki bütün kuru yaprakları bütün hüzünleri sever gibi
Bir de bakarsın sol yanın yapmışsın bütün sararan yaprakları
Kurtulmak istersin...bırakmak istersin
Sitem edersin
Sırlandı sanki hüzün
Endişeler sırlandı...
Bir yangın sahnesinde...bir pencere pervazında
Beş, on çocukla birlikte;
Sırlandı kalpler...
Panik gölgelerde, sırlandı
Eskilerden bir şarkı düşünce dilime...
Tuzak kuruyor gönlüme..
Cana; can dedim canımı veresim geldi...
Söz vaktine çeker derdi büyüklerimiz...
Neden...unutamıyorsun
Takvimler seni anlatıyor,zamanı geldi
Her gecenin ardında bir sabah gizli
Uyansın sabahlar bekliyorum
Artık bu sulu gözlü şehirler
Bitirsin ağlamayı
Yıllanmış şehirleri
unutmalı
Eyy arsızım...
Eyy vicdansızım...
Suçsuzum...günahsızım
Benden önce söylenmiş zaten
Seni anlatabilmek seni
Cehennemin öbür adı
Bir beylemdi belki yaşananlar
Belki zamansız açtı çiçek
Belki zamansızdı yağmurun sesi
Sonsuzluk yolundaydık oysa
Bu dem son demdi
Şimdi tutulmuyor damlalar
Ben seni ne kadar sevdim bilemezsin..
Takvim değiştirmeyeceğim An kadar...yıl kadar...yüzyıl kadar..
Ömür kadar..
Takvimler hiç değişmezken
Değişen neydi hiç
Bilemeyeceksin...
Nasıl bir sitemsin sen..
İçimdeki bütün karıncaları bilen...
Karıncayiyen..! !




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!