Ana...
Ben askere giderken
Sen bana hiçbir şey söylemedin.
Sadece,
Sandığın kapağını usulca kapattın.
O gün anlamadım.
Meğer bir anne,
Oğlunu askere değil,
Çocukluğunu uğurlarmış.
Şimdi ben hudutta nöbet tutuyorum.
Sen belki de
Evde o eski sandığın başındasın.
Kapağını açıyorsun.
En altta,
Sararmış bir çift bebek patiği duruyor.
Eline alıyorsun.
Parmaklarınla üzerindeki tozu siliyorsun.
Sonra gülümsüyorsun...
Çünkü o küçücük patiklerin içine
Bir zamanlar benim bütün dünyam sığıyordu.
Ana...
Benim ayağıma artık
Asker postalı oluyor.
Ama senin gözünde
O postalların içinde hâlâ
O patikleri giyen çocuk var.
Olur da bir gün
Ben dönemeden kalırsam,
O patikleri kimseye verme.
Bırak yine sandıkta dursun.
Belki bir gün
Kokusu benden önce çıkar karşına.
Belki avuçlarının içine alır,
"Bu kadar küçüktü..."diye ağlarsın.
İşte o zaman anlayacağım;
Bir annenin kalbinde
Evlat büyümüyor.
Sadece,
Patikleri numara değiştiriyor.
Ama annesinin gözünde
Hiçbir zaman çıkarıp büyüyemiyor.
Kayıt Tarihi : 5.07.2026 03:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!