Doğumla ölüm arası
ADIMI ANASIN
Dondurdun kalbimi her yanım ayaz
Bir ömür soğuğu hisset çek biraz
Ne baharın olsun ne güneşli yaz
Yatağın boş kalsın yüreğin donsun
Ağlayacaksın
Bakışın buz tuttu, yüreğin sağır,
Söndü içimdeki ateşler ağır.
Hasretin yükü de gelince bağır,
Ciğerim yanarken ağlayacaksın.
AH
Seni öyle bir unutacağım ki,
Adını bir daha anmayacağım.
Kalbim "sen" diye bağırsa da, yazık;
Onu kendi ellerimle parçalayacağım.
Baharın Ta Kendisi
Gölgesi yorgun o bahçeden çık artık...
Rengi solmuş bir hatıraya, değmez bu emek.
Senin yolun, toprağın altındaki sızı değil;
Güneşe ilk kez "merhaba" diyen, bir çiçeği sevmek.
Elde kalan bir avuç kuruluksa eğer,
Bakışın Bedeli
Sana rehber olan o iki mühür
Aslında bir ömrün ahımıdır yar
Baktığı her yerde seni de görür
Susuşun gönlümün günahıdır yar
BATIK ŞEHİR
Bakmışsın ki ben o batık şehirdeyim Derinliğimde bin yıllık bir suskunluk Her gelen bir çakıl taşı atmış üstüme Kendi enkazımı kendi sularımla örmüşüm
Şimdi sen o gizemli suların yabancısı Sakın ağleme bu limana sakın gelme Ayakların çizilir ruhun kanar Değmez bu sessiz adaya geldiğine
Aynanın arkası uçurumdur benim Yankısı derttir sesi fırtına Ben kendi boşluğumun hükümdarıyım Sense mısralarında bir misafir
Düşün ki bir şehir ışıklarıyla Nasıl ruhu iyileştirir uzaktan İşte öylece bak bana dokunmadan Yarana yara eklemeden sahiplenmeden
Bu şehir batıktır ama teslim değildir Zira bazı adalar keşfedilmek için değil Sadece bir ışık gibi durmak içindir
BATIK ŞEHRİN SON HARI
Bırak artık bu savaşı, birlikte batıralım bu şehri;
Zira payıma düşen ne bir köydür artık, ne bir kasaba.
Kalemi kağıdı terk et, sesinden önce sessizliğini ver bana;
Kader dediğin, bazen dilsiz bir merhabadan ibaret.
Ne saçımın rengi kalır aklında, ne gözlerimin izi;
Benliğim Gurbet
Zormuş bu hayatta ben olamamak
Dört duvar arasında sıkışıp kalmak
Bazen bir kahkahaya öyle sığınmak
O gülüşte bin hıçkırık saklamak
BİLMEDEN BİLİNMEZ
Dünya dar geliyor, sığmıyor cana,
Güneş doğmuyor hiç, küskün mü bana?
Kalbim avucunda, yok gizli saklım,
Hüküm giydi sende, şu deli aklım.
BİR FİLİZİN UYANIŞI
Zifiri arzın sinesinde, bir zerreyim uykuda,
Sükûtun örtüsüne bürünmüş, beklerim pusuda.
Gökten süzülen o ilk kutsal damlayla,
Depreşir içimdeki kor, o kadim heyecanla.
Umuda derin bir hicret başlar derinden,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!