Mabet Nefesi
Gözlerimi kapattığımda hissettiğim o şefkatin,
Uzaktan sarılmak gibi aslında; sessiz ama gerçek.
Sen benim suyun üstünde ilk nefesim,
Kalbimin en yakın, en uzak köşesisin.
Artık biliyorum;
MESAFESİZ SEVDA
İsminin yankısı düştüğü an sessizliğe,
Mürekkep utanır, harfler geri çekilir.
Kokun sızar ansızın mısraların arasına,
Kağıt canlanır, nefesinle dile gelir.
Gözlerden uzak olsa da gönlüm sana tutsak,
MISRA
Sitemlidir senin şiirlerin, bana yoktur hiç sitemin
İyi ki varsın demekten hiç yorulmaz yüreğim
Bir mısra olsam dilinde, süzülsem ince ince
En güzel şiir olursun gözlerimde
Kalemini yormam, tek mısra olurum şiirlerine
Mühürlü Eşik
Gelmiyorum;
Çünkü biliyorum ki ayak bastığım o an,
Senin tükenişin değil, benim sende miladım olacak.
Sen dillerine "gelme"den prangalar vursan da,
Ruhum, o hırçın rüzgârları aşan bir sükûnetle
ÖMRÜMÜN DİĞER YARISI
Ellerine kıyamadım,
Avuçlarını öpmeye doyamadım.
Savruldun rüzgârdan alıp,
Bir çiçek gibi korumak isterdim.
Kalbindeki tüm sızıları alıp sökmek isterdim,
Ömrümün Kalan Yarısı
Dokunmaya kıyamadığım o avuç içleri,
Şimdi bir rüzgârın insafına mı kaldı?
Ömrüm
Takvimlerden sökülen her yaprak, Senin adınla düşüyor toprağa. Zaman, unutup gitmek için değilmiş; Zaman, seni içimde koca bir dağ yapmakmış
Parmaklarımın arasında sıkışmış bir kalp, Avucumda çocukluğumun o serin izi... Hangi kadehe sığar ki bu yangın? Hangi yol çıkarır beni o ilk öpüşün kıyısına?
Bağırsam, uçurumlar utanır sessizliğimden. Resmine baksam, gözlerin dilsiz bir ağıt. Özlemek; gitmek isteyip de durmaya mahkûm olmakmış, En çok da nefesin kadar yakınken, Dünya kadar uzak kalmakmış...
ÖMÜRLÜK EMANET
Bir ömür geçti böyle,
Her günü bin yıl gibi.
Kalbimde bir sır oldu,
Derin bir kuyu gibi.
ONURLU BİR YOLCULUK
Kendi rüzgârımla savruldum durdum,
Kimsenin dalına yük olmadım ben.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!