Ansızın bir yaprak düşer ayaklarına
Omuzlarında hissedersin yükünü
Küçücük bir yaprak dersin
Ne kadar ağır olabilir ki
Hem ömrünün yazında
derler ki;
toprağın bağrına düşen her tohum,
yeniden göverirmiş.
biraz su,
biraz ışık alsın yeter!
-çiçeklenirmiş tepeden tırnağa…
Eğer özlersen bir gün sen de bizi
Kollarını aç ve bolca gökyüzüne bak
Eğer bir Saba yeli eserse yüzünde ılık ılık
Nefesimdir, içine çek o zaman
Ben seni tenhalarda bir yerlerde soluyor olacağım
Tek günahkar benmişim gibi
Günahlarımı örttün üstüme yorgan niyetine bu gece
Ben yalnızlıktan üşüyordum oysa
Ne yaptıysam, derin suskunluklarımın ve bazı zor yutkunmalarımın sebebinden yaptım
Nasıl bir unutmak var içimde
Kim olduğumu
Nerede olduğumu
Ne iş yaptığımı
Kimin neyi olduğumu
tükeniyoruz her gün tükendiğimizden habersiz.
yoksulluğumuzun adını bile unutur olduk.
önce hangi acıyı sarmalıyız şaşırdık.
kurtlar bile inebildiyse şehre.
sahipsizsin ülkem, yak türkülerini..
Duruşu buz tutmuş adamlar vardı
Gecenin suskun yollarında
Sanki dağları, kar fırtınalarını aşıp da gelmiş
Dayanamamış dünyanın tüm hoyratlığına
Duruşları ne kadar buza kesse de
Ne de kâğıttan gemiler
Yetmez oldu
İçimizdeki yolculuklara
Yırta yırta karanlıkları
Kırpıp kırpıp yıldızları




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!