Bugün dünden aksak bir Perşembe,
Akşama doğru sen geçersin aklımdan,
Yanımda bir duble rakı ve şalgam...
Erkeksi küfürler öperken ağzımdan,
Yaralanırım...
Gidişini kusar türkülerim hep bir ağızdan...
Gülümsüyordu yedi renk,
Kızıl saçlarının arasından yüzü görünüyordu..
Bir de gülümsemesi afetti resmen,
Acılarımı yıkıp geçiyordu..
Nasıl bir dosttu bilmiyorsunuz..
Ellerinden içtiğim kahvelerin hatırına..
Koy bir kadeh de bana,
Koy diyorum dostum...
Bu gece şarabın en koyusunu ben içiyorum,
Aşkın en kızılını ben çekiyorum..
Bu gece,
Dudakları ısırılası sözcükler mi katlediyorum *
Gitmek hiç bu kadar zor olmamıştı
Ankara bir idam ipi gibi boynuma asıldı gitme dedi gidersen öldürürüm fakat geri kalan 80 ille rus ruleti oynayacak cesaretim yoktu
gitmeyi seçtim hiç tanımadıgım şehirler tarafından öldürülmektense
Ankara'nın darağacına koşar adım giderim
Nasıl bir deliliktir bu kitap okumuyorsunuz!
Neyse ki bulaşıcı değil!
Bilemiyorum belki de başkası vardı senin içinde..
Senden gizli bana görünür bir biçim de...
Şimdi olacak ki elimde bi şişe şarap,
Cebimde sadece bilet parası,
Nereye eserse rüzgâr, oraya gidecek ayaklarım..
Ağzımda 'seni Seviyorum'lardan bir demet küfür,
Çakır keyif hani,
Ulan sende seveceksin beni..
Bir akşam üstü,
Öğlenin hemen koynundan çıkmış bir güneşi,
Gölgede bırakırcasına,
Okul bahçesinde bir ağaç altında,
Kırık dökük bir selamlaşma ile,
Sesini kulaklarımdan kalbime doğru itmiştin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!