Bana kal diyen olmadı.
Bende gittim.
Kal diyenim olmadığı için,
Düşünüyordum, düşünüyordum da...
Düşündükçe kayboluyordum..
Söylesene sen nasıl bir yolculuktun?
İçime içeme kesilen cam kenarı biletlerden,
Nedense dışarıyı göremiyordum...
Ulan sen ne uzun bir yol, ne kısa bir yolculuktun?
Kadın sevilince güzelleşir!
Sevilmeyen her kadın biraz çirkindir!
Dokun bana, ıslat parmak uçlarımı dudaklarınla,
Kokun ile sımsıcak geceler bırak yanı başıma..
Yağan yağmura aldırmadan sevişelim,
Küfürlü, küflü, tozlu geceler iliştir dünden aksak yarınlarıma..
Günaydın Bayım
sizinle uyanmadıgı icin dudaklarına her seher, alkol süren bir kadının rüyasındasınız hâlâ yanisine bakarsanız sizin icin gün aymadı daha
belki aymayacakta
evet gün falan aydınlanmayacak
kahrolasi kalemimin sarhoş oldugunumu düşünüyorsunuz?
yo yanılıyorsunuz rüya falan görüyorsunuz
isterdimki aynı kalsın herşey aklımda yazdıgım gibi yok alfabede durdugu gibi durmuyor kelimeler..
ve kırılıyor işte binlerce ufak camdan oluşan ince kalpler..
Kesilen ümitler var bileklerinden mavi ve kumral
Hatırlaması bunca mı zor daha çok yeni halbuki uykusuz ve bitirilmemiş cümleler...
Kötüyüm ben!
Siyah kalpli mavi bir kadın içimdeki.
Bu dışımın şiirsi kısmı aldatmasın sizi!
Ben günahları ile sevişen kötü bir kadınım.
Içimde öldürdüğüm çocukların hesabını tutmasamda, bir kitabını yazacağım!
Duyuyor musun kötülüğümün bir perşembe akşamı, kulaklarından akıttığı ensefalon orgazmını?
Siz hiç,
Esmer bir adama aşık,
Mavi bir kadının hikayesini duydunuz mu?
Seni seviyorumlar iliştirirmiş adamın kirpiklerine,
Parmak uçlarından merhametler dökülürmüş yüzüne,
Esmer, koyu karanlık bir siyahmış o...
Ve bir Ankara'nın gri yarasında daha,
Içimi Sezen ile pansuman ediyorum.
Küflenmiş duvarlarıma çarparken agresif duygularım,
Sev beni..
Gece uyurken sev...
Gündüz ilk gözünü açtığında sev...
Kahvaltı yaparken, işe giderken sev beni..
Ne zararım olabilir ki?
Sev beni, hiç olmayan babam gibi sev,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!