Hoş geldin güzel adam...
Bin kere milyon kere hoş geldin..
Şimdi seni karşılayacak kadar güzel bir şeyim yok elimde özür dilerim...
Fakat nedendir sen aylardır hasret kaldığın odanda,
Tatlı eli öpülesi yüzü sevilesi annenin tertemiz yıkadığı,
Sabun kokan o yastıklara uzandığında sana yazmak istedim.. Uyuyorsun ya sen şimdi belki yastığın bile izi çıkar yüzüne,
Biten ilişkini içine konuşacaksın
Sus payı bir çay demleyeceksin
Kendine yeni yeni küfürler edineceksin
Sol manzaralı bir mezar gibi olacak için
Yinede dışına dökülmeyecek kelimelerin
Biri OlmalıYanında
içini sökecek değil dökecek biri...
Düşüncelerimi kabuklarından soyup, içliği ile bırakmak istiyorum...
Hiçliği paha etmiyorda...
Kalbindeki küfürlerden yinede öpüyorum seni...
Gözlerimi sana iliklememe izin verme
Tüm dili dini ırkı geçmişlerde severim seni
Belki diye başlayan her cümle yorar beni,
Ve kabusum olur keşkeler,
Yalnızlığın tam ortasında...
Gözünün gördüğü her şey senin olsun
Ama kalbini bana bağışla...
yanlış yaptığım çok şey var mesela kışın o son ayında doğmamalıydım...
mesela sevmemeliydim mavi'yi bu kadar mesela geceye soyunmamalıydı düşlerim..
gülüşlerimden intihar etmemeliydi her seferinde, lacivert hüzünlerim...
gitmemeliydim birinden sevilince arkamı dönüp gitmemeliydim..
içimde bin bir renk kadınla uyanmasaydım her sabah belkide böyle olmayacaktı..
duvarlarım yıkılmayacaktı her sus'unla..
Bak ben anlıyorum seni,
Gerçekten anlıyorum kalabalık sevişmelerini,
Sadece seni görebilen,
İntihar mavisi bir rengim ben...
Yani benim gibi bir renk daha,
Görmeyecek gözlerin...
Parmak uçlarımda ki mürekkebe aldırma,
Seni yazarken kağıttan jiletler kesti.
Bir önemi yok acıtmıyor artık,
Acıtan tek şey gidişindi.
Şimdi öğle akşam, ay güneş bir,
Şimdi her yer,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!