Ve sen gözlerinde kaybolmuş yıldızların ışıgıyla beni kendine hapseden yeni mavi yedi mavi de el cekiyor senden..
Yağmur raksederken cama vuran yarı açık penceremin mecazında
Kahretsin sen yelkovanın akrepsi yüzü ile oyalıyorsun beni...
Soğuk bir kahve ile bir kaç kelime bırakıyorsun değil mi yanı başıma
Neden rengimi seviyorsun, kime söyleniyorum, neden susar gibi konuşuyorsun?
Bir şey bildiğin yok, hiç bir şey kadar bir kahvemin rengi değil mi gözlerin
Tümcelerde efsunlanıyor muyum ne?
Içi mezarlık olan bir kadın, yas tutmaktan öyle herkesi sevemez üstadım..
Kırkı çıkmayan acılarım var benim
Her zaman ki gibi bugünde.
Düşüncelerinize prezervatif takmak isteyenler olacak.
Sen edebiyat yolunda hiç bir şeyden kaçma dostum.
Cesur olabildiğin kadar cesur ol.
Cesaret hep korkulan bir şey olmuştur.
Mürekkebin ile kes hepsinin sesini,
Bir Eylül'ün daha sonuna gelmek üzereyiz...
Kim bilir hangi aşalığın omuzunda ellerin,
Hangi pisliğin üşüyen Eylül'üne yama ettin kendini...
Ulan Allahsız,
Küfürlerinden öptüğüm...
Gel be!
Sen seviştiğim en hırçın şiir,
En hecesi düşük mısra
Ee en edepsiz kafiyesin
Bense bir eksik maviden başka birşey değilim
Yani diyeceğim o ki
Nutuğum sana değil be adam üzerine alınma
Her ayna seni yansıtır
Kızılın göğe dağılışı gibi
Nasıl çözerim saçlarında ki düğümü bilmiyorum
Sadece aydınlığında fikirlerim
Zihnim de seni buluyorum
Uyuyalım mı bugün...
Ayrı şehirlerde ama yan yana..
Üzerimiz açılsın uykumuzda..
Kabus görelim, üşüyelim ne bileyim sarılalım bir bahane ile birbirimize...
Gecenin kör yarılarında...
Söz versene bana..
İçimin Yusuf kuyularınca dost dediğin arkadaşım,
Ya yaradır ya yara bandı...
Dokunman lazım gelen yaralarım var benim
Hepsinde senin elin...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!