Ulan iyi filan değil geceler..
Ben bi sokak lambası kadar yalnızım,
Ve sen dudakları çilekten kadın,
Seni Hiç Sevmeyecek olan adamların yatağında
iki kişilik bir yalnızlıkla uyukluyorsun..
Rüyana dahi gelmem artık ama..
Koklayarak öp, parmak uçlarınla sev beni…
Sonra…
Sonrası Sen!
Ses tonuna dikkat et sevgilim! !
Söver gibi seviyorsun hiç hoş değil....
Soyun günahlardan adam
Dökül herşeyini çırılçıplak önüme
Soyun adam
Siz sadece çalabilirsiniz bense yaratırım...
Hırsızlar çalmakta ustadır tanrılar ise yaratmakta!
O yüzden çalanların ismi hırsız yaratanların ismi ise tanrıdır...
Renkler birbir soluyordu, ölüyor gün geceye fakat gece meyletmiyordu ki sehere..
Neydi avucunda sımsıkıya tuttugun o renkte neyin nesi söylesene be adam nereden caldın o kahrolası gülümsemeyi..
Ve sen öyle güzeldin ki..
Kırılsın be adam tüm kadehler meylerden bi haberim simdi..
Inan Tanrı'nın atladıgı bir sey vardı...
Bana bu şiirleri hanginiz yazdırıyorsunuz,
Hangi rengi sıçratıyorsunuz üzerime?
Dudaklarından ısırdığım küfürlerde kimin?
Öpüşe biliyor musunuz sessizlik ile?
Tanrı'nın cezası şu maskeyi çıkartın yüzümden,
Önünüzde ki o kahrolası duvarda ne?
Her Gün ılık bir kahve eşliğinde,
İçimi toplayıp toplayıp duruyorum,
Yine de senden bir türlü gidemiyorum...
Ki senin vişne rengi dudakların,
Tüm bekareti ile anlatıyordu aslında.
Nasıl böyle fahişe bir şiir olunur...
Uykum değil umudum yok benim...
Ruhuma yapışan simsiyah günahları lanetliyorum...
Uykum değil umudum yok diyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!