Bilmiyorumki bu hurdalıkta ne arıyorsun.
Bir kaç parça yalın sözüm vardı tozlu rafta,
Senden önce bir eskici girmiş,
Onu da o toplayıp götürmüş,
Satacakmış üç beş kuruş paraya.
tövbe mübah, şarap haramdır elbette
içtim kana kana pir saydılar mecliste.
ten içinde giz'im, aşkta yanmaktır işim
kâbe'de tövbe etsem, mey'im şaraptır yine.
eyy aklımın bayırkuşu
gör bendeki hindibayı
bezm-î elest dokunuşu
hâkir görmem inzivâyı
sensin gamım, sensin huşû
Gözyaşım üstüne dökülür hüznüm
Öldü özlem çiçeği, şimdi öksüzüm
Ne zaman yönümü kıbleye dönsem
Bir kuş kanatlanır nefesi sızım sızım
ruhumu yorduğum yerde kayboldum...
içim kara sözcüklerin hüzün beşiği,
yanık dağlar silsilesi,
.....ve bir şiir mabedi...
Bizim gözlerimizde hep uzak bulutlar yaşardı,
Ağladıkça bahçemizde güzün gülleri yeşerdi...
ne zaman bizim buralara yağmur yağsa, bulut gözlerin gelir aklıma.
o bakışına doyamadığım hüzün kafesi gözlerin...
Hangi dağa gömdüysen acılarını,
o dağ senin kabristanındır.
Bir tek senin gözünü yaşatır,
hüzün kokan dağın gülistanının gülleri.
Güle dokunsam alı soluyor
Yüreğe dokunsam moru kuruyor
Bir kara bulut ki gözünden öptüm
Günbegün ellerim hüzün kokuyor
Sen şiir olsaydın, bir ömür seni okurdum,
Yine de hüzzam nağmelerine doymazdım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!