Tutuşur tende yürek, can canana canhiraş
Döker yediverenler, gahi kuru, gahi yaş
Kiminin kalbi cennet, kimininse katı taş
Sel olmuş seyranına, kurumaz yürekte yaş
Eker, biçer nicedir, başakların hiçtenmiş
kaç ba/har söndü açmaz oldu gülümüz
bir seyy/ah/ı çekleyerek geçti ömrümüz.
Şizofrenik düşüncelerim, kozmopolit hayallerim,
Ayar tutmayan dilim, zehir zemberek sözlerim.
Kabına sığmayan sevgim, ruhumu yakan şamani ateş.
Sımsıkı tutunduğum kıldan ince, kılıçtan keskin umudum,
Peşinden koşup yorulduğum,
Diline yabancı kaldığım ecnebi ses,
bağladım gönlümü kırık bir dala
ne çiçek döker, ne verir bala
yedi iklim gezdim bir tek o âlâ
acep yarim deyip o da sever mi...
eser poyraz yelin andan bihaber
her nereye döndüysek felek çarkımızı terse çevirdi,
her nereye yaslandıysak dağ üstümüze devrildi.
tadılacak bir meyvemizde yoktu lakin,
neden bu kadar taşlayıp dalımızı kırdılar anlayamadık.
süflü sözleri pek sevmem amma Erzurum'ca sıfatınız tökülsün.
Bu gece sadece bizi düşün,
İkimize hitaben bir kaç cümle yaz,
Ardahan türküsü gibi olsun.
İçerisinde dinlemeden,
Bir cümle bile konuşturmadan gittiğini yaz.
Yine şifreli olsun,
Ufacık gözlerime dağları, ovaları, ağaçları, kuşları, seni sığdırdım...
....ve dilimde, yüreğimde, gönlümde sen...
Tek kişilik dünyama seni de sığdırdım...
Elbette senin olaman gereken yere seni sığdıracağım,
Ama sen yollar uzasın istiyorsun...
şiir ; kafa güzel olunca, ruhun almış olduğu yaraları kaşıyarak mısralara dökme sanatıdır.
Gün bitmiş, sarılırken dil yarası,
Yâr darılmış, göndermiyorsa bir selam...
Bir güler yüz, bir tatlı kelâm,
Yüreği tutuşmuş akşamlardır şiir ağrıs...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!