inSAN ne (e)DERSE desin.
SUSSUN dile düşürmesin
İçinden geldiğini söylesin,
İçinden geldiği gibi hareket etsin,
Öyle görünsün ve göründüğü gibi hareket etsin..
Ertelemesin..
Arz arş arasına bir ip germişler,
Adına da adil sırAT demişler
Yürümeyi koşmayı yasak etmişler,
Hadi kolsuz kanatsız geç geçebilirsen,
SITKIM SIYRILDI
İnsanım demeye vallah utandık.
Sıtkım sıyrıldı off..! dünyadan bıktık,
Sular bulandı gör, sellerde battık,
Ne dersin? tutarsın felek tenimi?
Sorgusuz sualsiz biat edenden,
Gafların ardına düşüp gidenden,
Şu dünya da kula kulluk edenden
Usandım canlar, hem sıtkım sıyrıldı,
Marş benim, İzmir benim, mehter benim
Sağcı solcu dediler, yetmişlerde milleti kırdırıp, nice candan ettiler,
Sevgiden, kardeşlikten, özgürlükten söz edeni pişman ettiler.
O günler yine iyiymiş dedik, şimdi dedeyi toruna düşman ettiler,
Teek tek diye diye, cümlemiz hece oldu birbirine düştü.
Bayramlarımız bir seviçlerimiz bir, vaktı saatında yürek aynı coşardı,
SÖĞÜTÜN HİKAYESİ
Fırtınalar yine bildiğini yapacaktı,
Önce sıkı sıkı tutunanları söküp atacaktı, yerlerinden..
Evet öylede olmuştu, ne asırlık çınarlar yer ile yeksan bir çatırtı ile yok olmuştular yerinden memleketinden..
Şu söğüt var ya..
SÖĞÜT VE ÇINAR
Bir anlatısı olmalı suların ŞIRILTININ,
Bir anlatısı olmalı yerin DÖNELTINİN,
Bir anlatısı olmalı yazılan, ŞİİRLERİN
Hayatın ve Çekilenlerin..
Şiir çam değil can, söğüt olmaktır,
Şiir sigaradan çekip, salmaktır.
Şiir daralınca nefes almaktır.
Şiir göz den gönle akıp dalmaktır.
Birikirse koca çamı devirir,
Gün doğmaz gecelerime günlerim tatsız
Beni böyle ıssız, çaresiz, beni böyle yalnız,
Ömrümü tüketip beni benden alıp bağsız,
Yıkıp dört duvarımı umarsız gittikten sonra..
Bir can, bir cana yapar mı bunu kalpsiz, dinsiz, imansız,.
SONRA
İster Kudüs, ister Mekke'ye varsan,
Hükmü yoktur bir dem gönül yıkarsan,
Neye yarar tamir etmeye kalksan,
İş işten bir kere, geçtikten sonra,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!