seni misafir eden odanın
kapı tokmağıyım
ve yüreğim
küt küt atıyor
aşkından, ölecek gibiyim
sen nasılsın...
ufak tefek kadınım
can cana durduğum
bir görüşte vurulduğum
yeşil gözlüm...
ufak tefek kadınım
İstanbul’un gözleri var
mavi boncuk misali
içinde tarih akar
yoktur dünyada emsali
İstanbul’un kulakları var
alışkanlığım oldu; ağlamak,
ıslak dolaşmak kuru günlerde
vücuduma yapışık siyah elbisemle
yürümek, olabildiğince yürümek
özümde kanser, gözümde karadeniz
gitmek ölüme doğru
Sessiz sedasız geçtin yanımdan
Gözlerin yerde, boynun eğik
Umarsız ve mutsuz gidiyordun
Sen hiç böyle yapmazdın
Beni görünce mutlu olurdun, oynardın
ıslak sokaklarda
kuru adımlarla yürüdük
biz hep tek başına
başımıza ne geleceğini bilmeden
gülmeden büyüdük
ay yanarken
Sana baş demişler
Adaletli ol, doğru ol
İşini yapana sahip çık
Gerekirse ger kanat, kol
Bilirim ünvanın var, güçlüsün
bir günüm diğerine değmeden
geçti otuzbeş yılım
ne oldum diyemeden
bugünlerdeyim...
geride; sevmeler, sevilmeler
Bir romantiğim bu sabah
Kıpır kıpır yüreğim
Yeni başlamış gibiyim hayata
Öfkelerden arınmışım, hafiflemişim
Gözlerim daha bir parlak bakıyor
Kulaklarım kötü sözlere kapalı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!