neydi öncesi yokluğun kol gezdiği
değiş tokuşlar
ya da büyükten küçüğe devredilen
kitabımız çantamız bodiyemiz
dizi yamalıklı pontur
gökyüzüne savurdum
çocukluğuma düştün
gün yüzüne kavurdum
çocukluğuma döştün
zaman dediği çayda
yellenir anı
sırılsıklam ıslandım
yaslandın hani
açılır mıydı kapın
ivedi geldin
çocukluğumuzun sesleri
çocukluğumuzun sesleri
yer gök tutmuş
tıpkı martı
tıpkı kırlangıç
tıpkı üveyiklerin çığlığı
yalvarmaktasın
yalınayak toprakta
çocukluğuna
susmuyorsa sözüne
körüne körsen
çok şey değişti
bize veren eller titrerken
alan eller coştu
zam üstüne zam sağanakladı
hüzne boyanmış
neyzenin neyinde dem
süzülüyorum
ayaklar sürgün
tin yorgun kum çıplacık
söz bitmeden saklanır
çok mu erken demeden
gönüllerden aklanır
çok mu erken demeden
el üstünde taşınmaz
yatakta kirliyse çarşaf
gün olur yıkanır
muzip diline düşerse çarşaf
söz olur tıkanır
dile dolunca sözü
dumanlı başı
bitmez tükenmez kışı
bahar telaşı
doyumsuz güzelliğin
doyumsuz tazeliğin




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu