yorulmuş beton yığını
cıvıltısında değil kuşlar
yok gamzelerde ışık
gözlerinde gülücük
yıldızları arınırken
geride kalan anı
geçmişten geleceğe
taşırlar mı insanı
geçmişten geleceğe
anılarda yaşadık
geçtiğin dereler
buz olmuştur görmeyeli
çalıları büyümüş
yolları düz olmuştur belki
doyumsuz güzelliği vardı
aynı göğü paylaşan
akmadı geçip gider
sonrasına baylaşan
çakmadı geçip gider
tinden yıldırdığında
veresiye kapanmış sanıyordum
kara kaplı defterlerden
ayağının altında eziliyordu yol
tonlarca ağırlığında
çiledikçe çiseli yağmur gözleri
İstanbul’u düşün geçip gitmeden
dağında taşında kurban dolunca
hıçkırığından çok zehir etmeden
geceden ağlayan çaban solunca
melekler kahrolur uçarak kaçar
geçip karşıma sordum
çattım kaşlardan öyle
kara gönlümü yordum
attım taşlardan şöyle
günde olsun karışma
henüz gencecik
tanımadan önceydi
mutluluğunda
güneşle parlıyordu
sonrası sevdi
yapsam yıkılır
engel misin beyaza
dalgalar gelir
kum kaleler denize
adın bambaşka
geçiyorken uğradım
gölgende tuşlanan im
elime kan doğradım
ülgende hoşlanan çim
saz bağlıyordu usta




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu