parlaya çiçek rengi
sağa sola kaydırın
ince daldan ahengi
görmeyeni saydırın
gelincikten alından
girsem yerden dibine
doyacak kara toprak
görsem birden gibine
doyacak kara toprak
taşta duyar mı sandı
ordan oraya taşır
kanını emer böcek
dağdan dağını aşır
anına kemer becek
yığınında bir tezek
bir şeycik yapamamış
yalnızlığından başkan
dalından kopamamış
var mı dahası kuşkun
dağından kaval sesi
yaprağına hicretim
güz bitene sürecek
toprağına nusretim
düz bitene sürecek
sarmaşığın alına
elma çekirdeği kadar küçücük bir taş
ayları saydırdı günleri unutturup
mayhoş ve keskin yol tutturup
kıvrandırdı köşe bucak
taktak vuruyorum tahtalara
şeytan kulağına kurşun saydırıp
bitişi dolana yalnız yarsızım
bağırsa boşuna sese kasılım
avucuma hiçi ve diyarsızım
çağırsa boşuna sese asılım
havasına değil dalgasınadır
gece yüzünü
gündüz özün devşirir
koşuşturmayla
ekmeğe gücü
verenler ardından
bitimsiz bir sevide
tutulurken yüreği
dinleti de devi de
yutulurken süreği
görebileceğin düş
bitince her şey
yanılır mıydı insan
sevda tutunca paçayı
yanılmaz mıydı ucundan
bitseydi ağlar mıydın




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu