Yaprakta ağaca çok güvendi,
Dağda kar yağmaz zannetti..
Oysa her şey bir mevsimlikti…
O, benim için yar değil,
artık çoktan kapanmış bir yara...
Artık ne hatırlarım,
ne de o yarayı tekrar kanatırım.
Ayrılık aşkı yaralamaktı oysa,
Ve biz
söyle daha kaç yara bırakacağız birbirimizde..
Beni sakın yaralarına merhem yapmak için kullanma...Çünkü ben seni yeni bir yara açmak için değil,yarınlara yeni bir sayfa açmak için sevmek istiyorum...
Birbirimize yara bandı değil,yarınlarımıza umut olalım..
Hani zamanla unutuluyordu, hani zaman her şeyin ilacıydı.
Oysa zamanla geçip giden sadece ömürdü ve sadece biraz
daha az hatırlıyordu insan, daha fazla büyümesine engel
olabiliyordu. Yani yaralar hep aynı kalıyordu. Zamanla
daha az kanasa da o hep sarmak zorunda kalacağın,
geçmeyecek bir yaraydı...
Gerçek olan şu ki;
Kimse kendinden başka bir yere gidemiyor.
Sadece zaman biraz daha yaralarımızı sevmeyi öğretiyor..
Nasıl her bitiş bir son değilse, her yağmur da fırtınaya gebe değildir. Bazen çekip gitmeyi de bilmeli insan, kalıp umutlarını sürdürebilmeyi de. Yine de dimdik ayakta durabilmeli, fırtınaya direnen ağaçlar gibi yıkılmadan. Bazen rüzgar götürse de yapraklarını, işte yine de kökünden sapasağlam durabilmeli insan..
Eskimeyen o kalp ağrılarımı
bitirdim artık aşkın nazarında..
şimdi gidenlerini çoktan uğurlamış
sessiz bir liman gibi yüreğim..
ve geceler artık eskisi gibi
uzatmıyor yalnızlığımı..
Seni düşünürken aklımın içinde
dönüp dolaşan şeyleri
fotoğraflandırabilselerdi
işte o vakit bütün dünya sana aşık olurdu...
Ey gece...
Nede güzel düşmüştür
yarimin saçları şimdi yastığa...
Uyurken nede güzel kapatmıştır
kirpikleri gözlerini...
Hadi gece...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!