Ömür,,
İç çekerek sustuğumuz 'Hiç' ler, yaşayamadığımız
'keşke'ler..
Yaşadığımız 'neyse'ler..
İçimizde tuttuğumuz 'ÖYLE İŞTE' leride barındıran nefes sarmalıdır
Vakit, hergün en az bir kerede olsa TARIK SURESİNİ okuma vaktidir..
Tövbe kapılarımız sonuna kadar açılmışken, dünyevi işlerden sıyrılıp..Güncel hsyatımızdan vakit ayırıp.. maniviyata ve tövbeye eğilme vaktidir..Herkesin meyli neye ise, imtahanı onla olur..Ve bu imtihan tüm dünya insanları için virüs ile birlikte başladı bile..Bu yıl DABBE yılıdır.. Dabbetül arz'ın ebced hesabındaki sayı karşılığı 1441'e denk gelir..Biz ise şu anda kameri takvime göre 1441 yılının içindeyiz...Dabbe geldiği vakit herkesin imtihan sonucunca mühürleneceği bilindiğine göre haydin tövbeye..
İşlediğimiz her günah, dişlediğimiz yasak elmadır...
Ve biz bu elmaya her uzandığımızda ve bir ısırık aldığımızda cennetten..Yani huzurdan kovuluyoruz..Bu yüzden tüm dünya huzursuz..Bu yüzden insanlar huzursuz..Toplu halde, değil yasak elmayı ısırmak...yasaklanmış elma ağacının..yani yasak bilgi ağacının dallarını içimize içimize sokuyoruz...Bu yüzden canımız yanıyor...ve insanlık olarak cehennemi yaşıyoruz..Tek ilacımız var..Ademce (adamca) tövbe...
Tüm dünyadaki insanlar aynı anda pencerelerini açsa...Ve tüm kainat, son ses bu mübarek muştu ile yankılansa...Halimize acısa Rabbim...Bir inşirah nasip etse kalbinize...Bir uyanış nasip etse sadrımıza..Bir iyilik hali indirse üzerimize.. Ve bir inşirah alsa götürse tüm hüzünlerimizi arşa.
Tüm lisanları öğrenmeye gayret ederde insan..Toprağın lisanını öğrenme hususunda aciz kalır..
Oysaki yegane arkadaşı topraktır...
Kendiside topraktandır..
Ve gün gelecek toprakla baş başa kalacaktır..
Tutmayı bilmeli insan..
İyiliği yüreğinde..
İyi yürekli insanları yaşamında...
Sırları içinde..
Dilini gerektiği yerde..
Henüz dinlemediğim şarkılarım..
Kanat çırpan martılarımsın gönlümde...
Yürüyemediğim yollarım..
Yaşayamadığım yıllarımsın ömrümde..
Uyanmış olan ruhlar, birbirlerini beden elbiselerinden değil..Hitab edişlerinden..Sohbetlerinin derinliğinden tanırlar...
Hitabet dilini bilmeyenler, bazen hergün konuştuğu komşusunun bedeninden mevlana ile konuşurlar..Taptuk emre ile hallleşirlerde,haberleri olmaz...
Dinlemek lazım.. Beden kulağı ile değil..Gönül kulağı ile dinlemek lazım insanları..her kulu hızır bilmek lazımki, gelen fırsatları kaçırmayalım...
Velhasılı kelam;
Yerini bulmayan her şey ziyan olmuştur..
Can da, inci mercan da..
Yürekten hissetmediğimiz halde söylediklerimiz ile, hissedip söyleyemediklerimiz arasında ne sevdalar yok ettik..
İsteyipte arayamadıklarımız ile, istemeden cevap verdiklerimiz arasında ne kelamlar israf ettik...
Ve sen…
Diğer yarım.
Ruhumu besleyen şiirimin öznesi.
En uzaktaki en yakınım.
Sen…
Bugün de tıpkı şairin dediği gibi, mıh gibi aklımdasın...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!