Keşke çocuk olsam ...
Annem girse içeri ,
Koysa avluya leğeni ,
En sıcak suyla yıkasa ,
Büyümüş kirli bedenimi ..
Yeşil sabun köpüğü gözlerimi yaksa
Senin o ışıl ışıl yanan gözlerini
Daha iyi görebilmem için ,
Parlayan her şeyi ;
Söndürmek isterdim !
Gökteki yıldızları ,
Denizdeki yakamozları bile ...
Yıldızların ayrı durması .
Sevenlerin ayrı olması
Dostların uzak kalması
Gerçeği değiştirmez !
Yıldızlar beraber parlar .
Sevenler birbirlerini özler .
Gerçekten dürüst bir insansanız,
Gösteriş için yaşamazsınız.
Aileniz ve sevdikleriniz için yaşarsınız.
Akşam aynı kapıdan girer,
Sabah aynı kapıdan çıkarsınız,
Yolunuzdan asla sapmazsınız.
Ve ilk defa hiçbir şey sormadan anladım ki
Sebeplerin bile bir hükmü yokmuş! ..
Yaradan söylenmemiş her sözün ötesinde
Bir milletin kaderini değiştirmek istiyorsa
Tek bir Anneye görev vermesi yetermiş .
İstemediğin sürece
Ne kadar çabalarlarsa çabalasınlar ;
Yolunu da bulsalar , boynuna da sarılsalar ,
İçten yakınlık kuramazlar
İnsanı kollar değil , yürek kavrar .
Yağmur yüklü kara bulutlar gibi,
Bazı duygular karanlıktır.
Bazı duygular güneş ışığı kadar aydınlık .
Duyguları açıp kapatmak için bir anahtar yok!
Kapatıldıysa kapalı kalır.
Sevda ruhunun derinliklerinde savaşır !
Kullanıma hazır keyif çatacak lüks günlerimiz hiç olmadı bizim
Birkaç güzel güne bir ömür verdik ...
Davul ile Viyolonsel görücü usulüyle evlenmiş !
Viyolonsel" Fikrimin İnce Gülü"nü çalarken ,
Davul, " Estergon Kale"sini çalıyormuş !
Melodik , armonik, ritmik her şey allak bullak olmuş !
Aradan aylar yıllar geçmiş ,
Viyolonsel iki çalgı doğurmuş .
Duygusal ve hassas insanlar gönülsüz yalnızlaşıyor .
Kendilerini her alanda çekememezlik haset ve tehlike altında hissediyorlar .
Çünkü bu duygu geldiğinde geri çekilmekten başka savunma yöntemi kalmıyor .
İmkan olsa başka bir gezegene kaçmak bile geliyor insanın içinden ..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!