zaman öyle bir zaman ki,
................................artık kim kime
gönül bağım kurudu,
.........................yürek gelmez ekine
öyle çok kar yağdı ki bu kış, ruhum üşüdü
....kar,
..........kış,
................çile,
......................zemheri
benliğimi kaplayan kavruk sesim
..............ölüme el uzatan bir haydut gibi
kederli aysızlığını sürdü yüreğime
gözlerimin denizinden terli martılar geçti
yüzünün izleri bulaştı ağrılarıma
suçsuz kalan en son yanıma adını gömdüm
hani diyorum
..............hiç değilse bir akşamdan bir sabaha kadar
...bu şehrin herhangi bir evinin herhangi bir odası bizim olsaydı
..............sevgimize bir hasır bile yeterdi
veya sala’dan arşa kadar seher vaktini örten eski bir perde
ama iki dudak arası mesafede, gönlümün nazı senle
tesadüf bu ya
......................hani olur ya
bir gün bir yerlerde yeniden karşılaşırsak seninle
............................yine sev beni
...............................olur mu?
Allah biliyor ya;
birbirini seven iki insanın evlenme hikayesidir bu.
biz aşkın kalbine naz ile nazar ettik.
tüm karanlıkları arkamızda bırakıp
ney-leyim, biçare kalır tabibin dermanı derdime heyhat
yar değmiş içime, çıkmaz, bu yüzden olmuşu-m feryat
yandım bir kara yazıda, az gelir kerem, az gelir Ferhat
sızlar, gamlıdır yaram, imdat ya Muhammet, dört kitap imdat
senden öncesinde yüce dağdı, gönlümü duman kapladı
sana anlatacağım bir hikayem var
.................bana ömrünü ayırır-mısın?
Orhan DEMİRTAŞ
ey ömrün şu kısacık vaktinde kaleme-kelama sığmayan
ey içimde bir kağıt parçası gibi tutuşup yanan
senin ateşinin sırrında bu kadar İbrahim olmuşken canım, kazasız-belasız ve dahi sessiz-sedasız bir şekilde bildiğim kelimelerle seni anlatmak çok zor, biliyorum. her şeyini göze aldığım varlığının hikayesinde cümlelerim bitiyor ve yüzünün yıldızlı göğüne bakmak için başımı kaldırdığımda, tane-tane zikrine düşmüş bir iki mısra söz kalıyorum senden geriye...
toprak şahit olsun,
ister konuş, ister sus,
......ister dinle ya da hep düşün
Belki de yasaklı bir buğday gibi
...........................ellerini tutmadan,
.................................boynuna sarılmadan,
Ademin Havva'ya baktığı gibi, ben öylesine durup seni seyredeyim




-
Nur Tuna
-
Yahya Yahşi
Tüm Yorumlarsayfanıza girmekten hep çekinmişimdir hocam...çıkmak zor olur diye...her şiirinizde biraz daha derin acıyla hazzın kavruğunu hissettiğimden...söylenecek en güzel sözün gizeminde kaleminiz susmasın...selam ve saygılarımla
Elinize yüreğine sağlık.Ruhsal dünyamız çok benziyor birbirimize.Kısa ama etkileyici şiirleriniz için sizi kutlamak istiyorum.Hayatıda şiir tadında yaşamanız ve keyif almanız dileğiyle.