Tedirgin bir adam oldum sayende adımları mı hep korkak atıyorum…
Mevsim Sonbahar olmasına rağmen ağaçtan düşen yapraklar için can yakıyorum, tutarsızca rüzgara kızıyorum, sonra yine çıplak kalan o ağaçla bende üşüyorum… ağlıyorum ulan ağlıyorum, masum bir çocuk gibi, acısı büyük bir anne gibi, yalnız kalan bir baba gibi, sevdiğini meleklerin aldığı söylenen bir sevgili gibi… oysa benim yapraklarım döküleli çok olmuştu…oysa mevsim sonbahar da değildi canımı acıta acıta söke söke koparmışlardı bütün bende ki umut yapraklarını bunu yapan ne bir rüzgar, ne de bir fırtınaydı adı yasak denen can yakan aşktı…
Ben her sonbahar yaprakların dökülüşünde bu acıyla tedirgin bir adam olup ağzımda belirsiz bir küfürlerle ilkbaharı bekliyorum tüm şairler gibi …
Çaresiz kaldı mı insan anılara sığınıyor işte…
Gidişin ardından kaç zaman geçti sayamadım,
Gelişinle gidişinin tezadını kalbime bir türlü anlatamadım…
Çaresiz kaldı mı insan anılara sığınıyor işte…
Gidişin ardından kaç zaman geçti sayamadım,
Gelişinle gidişinin tezadını kalbime bir türlü anlatamadım…
Unutabilsem ah seni...
İsminden başlayıp her bir heceni
Bu şehirde sana ait ne varsa
Gelip yakasım var o izleri
Unutabilsem ah seni…
İsminden başlayıp her bir heceni.
Bu şehirde sana ait bir anı yok..
Gelip yakasım var izmiri…
Seni tanıdığım basmaneyi,
ÜZÜLMÜYORUM... Kaderimde var isen eğer, Mutlaka benim olacaksın... Ama kaderim değilsen eğer, yazdığım şiirlerde en güzel anı olarak kalacaksın...
Benim yağmurlarım var UMUTLARLA her mevsim yağan… Senin ise yağmur bile olamayan kara bulutların var sevdiklerini bunaltan…
Mevsimler gibi geçişler yaşıyoruz, bazen hüzünlü bir sonbahar mevsiminde ağaçlar gibi yapraklarımızı döküyoruz sokaklara ve en acısı sevdiğimiz insanlar rüzgâr oluyor; dalından ayrılırken bizi uzaklara sürükleyen. Yakını ararken yakınımızdan oluyoruz, canımız acıyor. Tutunamadan yanında yerde savrulup duruyoruz, nefes alamıyoruz. Sonunda rengimiz kahverengi ve sarıya çalmaya başlıyor. İşte oradan oraya… Artık güneşin belirsizliği. O an kurumaya yüz tutmuşken geliyor; son sözcükler düşüyor dilinden usulca, ufak bir gülümseme ile. Ağaca son kez bakarken:
“Hatırla…” diye başlıyor; dallarına sımsıkı bağlı olduğum, en baharlı, en yağmurlu, sırılsıklam olduğum o ilkbahar günlerinde… Hani yıldırım seslerinin korkusuyla sana sığınarak, “Bir gün anılar ve umut kokulu bir kitap mezarım olsun istiyorum,” demiştim, diyor ağaca.
“Hatırla ve beni unutma… Sen de kuruyup bir kitap olduğunda, ilk ya da son bir baharda… Belki bir kitapta seni bulmak, belki bir kokuda seni aramak… Bir umut vardır yaşamda.”
Bir kadının her şeyini öğrenmek istedim hep nelerden hoşlanır neler sever…
çünkü kadın anneydi kadın hayattı
kadın dünyanın gerçek harikasıydı
bir mucizeye inanıştı kadın…
Masum bir hayaldi kadının düşünceleri o hayali bile çok gördüler…
Sevmek istedikçe yıprattılar, umutlarını çaldılar;
Ama yine vazgeçmedi kadın ve pencere önünde her şeye inat kurdu hayallerini;
Belki o onu hiç sevmeyen adamı, Deli bir umutla beklediği anları;
Hayaldi ya sarıldılar sımsıkı; ilk defa çok sevdiği adam ona bu kadar yakındı…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!