Peygamberin gözü yaşta bugün günlerden karınlık günler
Sultan oturmuş haykırmakta ümmetim boşa kazanılan ünler
Bir gül açıyor semada lapa lapa yağan yünler
Hayrete düşürdü kudreti görüpte görünenler
Bir belirsizlik tufanındayım Tanrım
Şükrederim şükretmesine de
Al şu ak kefenimi geceye bürü
Yapayalnız otursun karanlığın ortasında
Bir ruh çıksın gaybdan ve seyredeyim
Ölümüm yaşamım malım mülküm
Bugün bir ayrı açtı bahar
Sanki canından parça kopar
O vuslatı ölümle yazar
Koş hadi kabir cennet kokar
Silin cennete akan yaşlar
Kelimelere hükmü geçmez dilimin
Ne gözlere nede kalbime
Dalgaları yarım kaldı
Kıyıyı çöplüğe çaldı
Sular çekildi kumlar açığa çıktı
Tane tane milyonlarca sevda
Damla damla akıyor gözlerimin rengi
Soluyor kararıyor yorgun göz bebekleri
Unutturuyor bana hüzünü neşeyi
Yağmur yağ ve açtır solan çiçekleri
Fırtınalar kopuyor içimde
Neydi acının tanımı
Sızlamamı ateş mi yoksa yangın
Bilmiyorum literatürler artık fayda vermiyor
Tanım yapamıyor sözlükler
Bazen bir kar fırtınası
Bazen yağmur
Bir yangın yeri yüreğim kavruluyor isimler
Yetmiyor onu anlatmaya ne sözler nede cisimler
Kapatın gözlerinizi bir rüya
Gerçekler içinde yozlaşmış haya
İnsanlık ölmüş sanki başka dünya
Sözde kibarlar özlerinde kaba
Açılsa gözler sır ateş ve nurda
Günüme çöktün gece yaptın
Güneşe döndün ışık saçtın
Bulutlardan yel gibi açtın
Sen bana benliği anlattın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!