Şu zamanın aynasından
Doğanı, batanı gördüm
Gölgesinin arkasından
Güneşe çatanı gördüm
Varlık iken menzilinde
Ne isterim bilir misin?
Yoksul bir köşede içli bir Derviş gibi
Ahşap duygularla yaşamak.
Ne isterim bilir misin?
Tüm medeni soytarıları rüzgârlara savurup
Üç talakla boşamak!
Belki bugün belki yarın
Göçüp gideceğiz belli
Her harfine yokun varın
Veda edeceğiz belli
Ocaklarda aşımızı
Bir Allah’a kul isek
Niye bu şek ve güman
Gönül divane olmuş
Etraf alev ve duman
Kimi cinci ve falcı
Âlem permaperişan
Burda kalamam gayrı
Bir huzurlu uykuya
Ben de dalamam gayrı
Ne bahardan ne kıştan
Allah’ı bilmek istersen
Gün geceye doğuyorken,
Güneşin çıkışına bak.
Bir an yağmur yağıyorken,
Şimşeğin çakışına bak.
Sen benzersiz gonca idin, gergefine aldın beni,
Ben pervasız bülbül iken, kederlere saldın beni.
Âh sevdiğim, âşıklara cefa etmek reva mıdır?
Yaktın, yıktın kül eyledin, bin parçaya böldün beni.
Gel sevdiğim, eğleşelim, rakiplere cefa olsun.
Benim gözüme ey yârim
Ürkek bir ceylan gibisin
Gezinirsin yaban ilde
Toros’ta cevlan gibisin
Benim gözümde ey yârim
Şu ilahi pınarlardan hakkıyla aldık mı feyiz?
Bir Küşteri meydanına asırlardır kanıyoruz.
Zaman başka, oyun başka; hep elense derdindeyiz.
Tuşlar bizi kuş eylemiş, pehlivanız sanıyoruz.
Vaiz minberden kükreyip dervişane hayat ister.
Burada durulmaz gayrı
Ayrı türkü tutturulmuş
Müslüman mahallesine
Ne yalanlar yutturulmuş
Nice çağdaş putu olmuş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!