Varışı yok yüreğin
Bir yokluk gibi, çevirdi rüzgârın esintisi,
Gözlerimde damlalar, çok hüzünlü aktı,
Dinmiyor uzakların yankısı, çınlayan sarsıntısı,
Yıkılan bir bedende, emekleyen son nefesim…
Varlığımdan çözülsün, hayatın ilmeği…
Yüreğim meze oldu gözlerine, sevgi umdu,
Sen gelmedin, gaip gecelere takıldı ruhum,
Bir isyan çığlığı koptu, derin nefesimden,
Duygularda kör oldum, halsiz kaldı bedenim…
Varlığın canı…
Gökyüzü bağırdı, bulutlar karıştı,
Kayıplar çıkıp, göründü gerçekler,
Karanlığın aydınlığı, caddeye düştü,
Işıklar söndü, sanki küstü…
Ve benim rüzgârım esiyor gövdemden…
Dertlerin sokaklarından geçiyorum,
Karanlık bir hüzün var havada,
İçime sığmayan isyanlar, ruhumdan çıkıyor,
Delleniyor duygularım…
Ve seni bekliyorum orada…
Koşuyorum arkama bakmadan,
Bilmediğim yollara girdim,
Altı derin, üstü karanlık,
Gözlerimi dağlıyor, görünmezliğin.
Ve hayata dair…
Karanlıkta, denize dökülür,
Yüreğimden taşan duygular,
Dizginleyemem ruhumu,
Kaçar kurtulur…
Ve hazırdı…
Akşamın yorgunluğu düşüyor denize,
Gün o kadar yaşamakla geçti ki doya doya…
Seyretmedi yürek savaştı yaşamak için,
İçinde gizlemedi kendini hep hayat cephesinde,
Ve ötelerinde kaybolduğum
Kalbimde sıcak bir duygu, kök salıyor,
Yemyeşil orman gözlerine, akıyorum.
Rüzgârın kokluyor tenimi,
Giysin olup, sımsıkı sarıyorum…
Ve anladı…
Bir yürek attı kafesinden, zamana tutunarak,
Güçlü bir hisle, son adımları sürükledi,
Nefesin kadehinden, ciğerlerine çekti bir yudum,
Yaşamın sarhoşluğunu, taşıdı bedenin koridorlarına…
Ve ben hayat olan seni arıyorum…
Estin yüzüme buse olup, tatlı serinliğinde,
Köz olan yalnızlığım, arındı küllerinden,
Bir can çıktı bedenimden, kırık camlar gibi,
Senin izlerinden, yapıştı hayata…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!