Emanet etmeliyiz…
Derin bir soluk çekti, nefesim içime,
Özlemle dolup taştı, yüreğim yurduma,
Doğduğum mahallem, ilk yere düştüğüm toprak yol,
Artık mazinin, sokaklarına gömülmüş…
Gerçek değil…
Rüzgârın serinliği, dokunur yaprağa,
Sallanır içten içe, titrer yüreği,
Her darbe vurduğunda, tenine,
Hayata kırılgan, bir dünya olur…
Gidemiyorum…
Yıldırım gibi düştün yüreğime,
Kaçamadım sen olan yerlerden,
Gözümü açtığımda her yerde,
Bir parçan kök salmış sanki…
Gider oldu bakışlarım…
Darmadağın oldum dağıldım,
Boşluklara savruldum,
Sözlerime kulak vermedin,
Sevgimi kabullenmedin,
Gel gara...
Seç bakalım, bir şans verdim sana,
Ne istiyorsun aşkım mı, yoksa yalnızlığın mı?
Karar vermelisin, çok zaman yok bak yağmur yağacak,
Islanmalıyız ruhlarımızda, sarmaş dolaş olmalıyız,
Bir anlam kazandı…
Gecenin karanlığında,
Işığın gülen tanecikleri vardı, sanki…
Yıldızların yüreklerinden yansıyarak,
Göz kırpıyorlardı…
Biçiliyor başak gibi…
Öyle bir sarsıntı düştüki payıma
Devrildim bir tomruk gibi dertlerime
Anlayamadım esen rüzgârın yüreğini
Kapıldı ruhum dert kervanına…
Bilesin…
Segilim bugünde, senin günün,
Her günkü gibi, özledim kokunu,
Gözlerim, kızıl saçını okşadı yokluğunda,
Duygularım ruhuna aktı, tenine dokunarak,
Bilmediğim bir âlemdeyim…
Dinmeyen bir gürültü, çınlar kulağımda,
Sanki canımı söküp, alır uzaklara,
Ruhum huzursuz, sığmaz duygulara,
Bedenim kaskatı, sanki yaşamaz…
Bir ben varım bana yakın…
Yürüyorum hayatımın bataklığında
En dibe batmamak güneşi görmek adına
Ayaklarımın yorgunluğu bundandır ama
Çok fırtınalar yaşadım çok yalpaladım…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!