Zirvene taşıyorum umutlarımı
Delim benim, ömrümün kendisi,
Yüreğimde sakladığım çılgınım,
Seni yaşadım, ruhumun gizli koyunda,
Bedenimin parçasısın, etim-kemiğim.
Zamanda pes etti…
Bir kapı kapandı; sanki güneş battı, öğlen vaktinde…
Gözlerim kör oldu sandım, zifire bulandım,
Soğuk bir ten giydi, bedenim üstüme,
Ve vurgun hayat, zamanda pes etti…
Yedi veren yürek…
Sen olmayınca gündüzler tat vermiyor
Güneş sanki çok soğuk…
Rüzgârın dokunuşunda kaynıyor tenim
Üşüyor duygularım yalnız gecelerde
Yaş olup aktı…
Ütüsüz pantolon gibi, kırışık hayat
Göz görebildiğine dağınıklık, sarmış her yeri
Ruhu boğan bir çift pençe gibi, tutmuş şahından,
Bedeni silkeliyor, sallıyor ötelere…
…Yastadır
Asılmış boynundan mutluluk darağacına
Geride kalan gözlerimin nemi yastadır…
Tutulmuş tenimde bir hüzzam makam,
Sazında tele vurduğum mızrap yastadır…
Yıldız çiçeği olup açtı…
Gereksiz bir yakarış yanlızlığın çığlığı
Birşey farketmiyor ki; haykırsan ne sussan ne
Vurgun gecelerin soğuk dokunuşunda
Halsiz bir ruh gibi dolaşıyor sevgim…
Yıldızlar konuşsun aşkımızı
Bulutlar öyle ağlasın ki,
Simsiyah gökyüzü açılsın beyaza,
Durulsun şeffaf mavilik dolsun,
Huzuru çağırsın aksın gözlere,
Dağların Sisli Karanlığında,
Ürperten, Vahşi Çığlığında,
Buluta Değen, En Doruğunda,
Dolaşıyorum, Güçlü Ve Dik.
Sallanmadan, Yıkılmadan,
Yaşamadan seyrediyorsun sadece…
Kayıp bir melodisin, duyguları öksüz bırakan,
Gözlerinde aradım, ruhunun sesini…
Suskun bir uysallıkta içinde ki; gizli fırtınaları dinledim,
Hayat yılgınlığını anlatan bedeninde, kaybolmuş umutları gördüm.
Yarınların yolunda, bir ödül olsun…
Selam olsun hayatın, nefesindeki anlama,
Yaşasın kelebek dansında, renklerin yansıması,
Mutluluğun tiyatrosu, oynasın yürekte,
Dışa vursun gerçekler, konuşsun beden dili…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!