Ve yüzüme yansıyor…
Öyle özledim ki; gözlerindeki sevgiyi,
Yokluğunda dağlar, üstüme yıkıldı sandım.
Bakışlarından daldım, en derin sulara,
Yüreğin nefesime, can oldu soluklandım…
Vuruldum prangaya…
Karışık rüzgârların uğultusu, dokunuyor tenime…
Titreme geliyor bir an, kaskatı bir yalnızlığa,
İçimde sızlıyor, duygularım donup kalıyor,
Ruhum bir kafeste mahkûm, özgür değil…
Yalan dünyada...
Kasvetli bir akşam, sıcak vuruyor teni,
Ruh yanıyor içten içe boğuluyor,
Duygular eriyor, sessizce bir gölge gibi,
Varlığım küçük bir nokta, içimdeki fırtına alıp götürüyor.
Yalnızlığımın sahillerinde saklandım…
Yüreğim yangın arenası olmuş yanar,
Sönmeyen ateşler sarar sevgimi,
Kavuran güneş sıcağında tenim pişer,
Dinmez yanıklarda acır yüreğim, köz olur…
Yalnızlığın dostluğu…
Hayatın en derin çukurunda, mahsur kalmış gibisin.
Göremiyorsun beklediğin, dost elini uzatan yok,
O çukurda sana yakın olan, görünmez bir karanlık,
Dostluğunda boğuyor, sessizce bekliyorsun.
Ve seni bekliyorum orada…
Koşuyorum arkama bakmadan,
Bilmediğim yollara girdim,
Altı derin, üstü karanlık,
Gözlerimi dağlıyor, görünmezliğin.
Ve hayata dair…
Karanlıkta, denize dökülür,
Yüreğimden taşan duygular,
Dizginleyemem ruhumu,
Kaçar kurtulur…
Ve hazırdı…
Akşamın yorgunluğu düşüyor denize,
Gün o kadar yaşamakla geçti ki doya doya…
Seyretmedi yürek savaştı yaşamak için,
İçinde gizlemedi kendini hep hayat cephesinde,
Ve ötelerinde kaybolduğum
Kalbimde sıcak bir duygu, kök salıyor,
Yemyeşil orman gözlerine, akıyorum.
Rüzgârın kokluyor tenimi,
Giysin olup, sımsıkı sarıyorum…
Ve benim rüzgârım esiyor gövdemden…
Dertlerin sokaklarından geçiyorum,
Karanlık bir hüzün var havada,
İçime sığmayan isyanlar, ruhumdan çıkıyor,
Delleniyor duygularım…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!