Gözünü aç milletim…
Yediğim şarapnel parçası vurmadı beni,
Yüreğimden yedim hain hançerini,
Aynı ülkenin içtik suyunu, tattık aşını,
Dedelerimiz kurtuluş savaşını yapmadılar mı?
Gözlerini kaçırma…
Yüreğim doruklarda, yaşadı bu aşkı,
Saklı duygularımı, gözlerin çaldı.
Her gün tenime, Yangınların esti,
İçimde sevgim tutuşup, küle döndü.
Gözlerinin rengindeyim…
Öyle uzaklardayım gibi bakma bana,
Ben senin gözlerinin rengindeyim.
Ruhuma sarmaş dolaş, dokunsun hislerin,
Ben teninde, bir nefes gibiyim.
Gözlerinin şafaklarında…
Sen zamanı ötelemiyorsun,
Zamandan kendini siliyorsun.
Her yaşın bir güzelliği varken,
Hayatı neden yaşamıyorsun?
Gözlerin saklı bir bahçe gibi…
Çok derin bakıyorsun,
Baktığın o uzaklara…
Ruhun gidiyor bir ışık zümresinde
Sen gidiyorsun adeta
Gözlerin yalancı…
Gözlerimden tane olup, yüreğine akıyorum.
Bulutlardan düşer gibi ten giysine yağıyorum.
Doludizgin hayalinin, sokağına dalıyorum.
Gün doğmadan geceye, hep seni yazıyorum.
Gözlerin güneş olur…
Salınıyor hayat gözlerimden kayıyor
Beni terk etmiş bu gecenin karanlığı üstelik
Çıkmaz sokakların soğuk havası dokunuyor
Bir an kendimi bulamıyorum neredeyim?
Gözlerimi yumarım...
Ruhum çok yorgun
Tenimden düşüyorum yere
Kırılgan duygular batıyor yüreğime
Gözlerim hüsranın nehri olmuş
Görsün seni…
Oysa…
Gözlerindeki bakışlar beni esir aldı.
Bu ömrün zindanlarındayım artık…
Güneş duvarların ardında kaldı.
Gönüllere ekiyor köklerini…
Günün ışıkları gözlerime vuruyor,
Bir ahenk oluyor deniz yutuyor hayallerimi,
Sonra gece düşüyor usulca koya,
Ve ardından yakamoz çalıyor tango figürlerini…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!