Yolun sonunu bilen yok,
adımlar sessiz, gölgeler uzun.
Her viraj bir sır taşır,
her durak bir bekleyiş.
Gözler ufku tarar durur,
Bir avuç zamandı çocukluk,
kirlenen dizler, yarım gülüşler.
Akşam olmadan bitmeyen oyunlar,
geceyi bilmeyen düşler.
Bir şekerle mutlu olurduk,
İnsan sandık, sertliğe çarptık,
El verdiğimiz yerden keskinlik çıktı.
Söz değilmiş kıran,
Sözün ardındaki niyetmiş.
Gülüşler ödünçtü meğer,
Sarı, bir sabah ışığı gibi düşer içimize,
Ne kadar yorulsak da yeniden başlatır.
Lacivert, uzun bir geceye benzer,
Beklemeyi, sabretmeyi öğretir.
Bu iki renk yan yana geldi mi
İnsan dedim, yüreğimle inandım,
Sözlerine umutlar bağladım.
Gülerken dost, dönerken yabancı,
En çok da sessizliğe kandım.
Vefa bir masaldı dillerinde,
Suskunluğun ortasında bekledim,
Her bakışın bir adım olabilir sandım.
Kalbimi açtım sessizce,
Ama sen hâlâ uzak, hâlâ soğuk.
Sevdamı ispatlamak için çabaladım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!