Sen bu satırlara denk geldiğinde
Ben çoktan başka bir yolun tozunda olacağım.
Ne gecenin ortasında içini delen bir sessizlik kalacak
Ne de adımı arayan bir titreşim cebinde.
Kalbim artık
İniş çıkışlarının deneme tahtası olmayacak.
Gecenin mührü iner kirpiklerinden
Sessiz bir yangın başlar içimde
Yolumu kaybettim adını anınca
Bu karanlık bana senden miras gibi
Bir bakışınla yıkılır bütün doğrular
Bana karanlık dediniz,
Kendi gölgelerinizi saklarken.
Ben sustum, siz konuştunuz,
Sözleriniz ayna oldu yüzünüze.
Hatalarım vardı, inkâr etmedim,
Yolun sonunu bilen yok,
adımlar sessiz, gölgeler uzun.
Her viraj bir sır taşır,
her durak bir bekleyiş.
Gözler ufku tarar durur,
Bir gün yollardan dön de gel,
Uzaklığın bıraktığı izi kapatmaya.
İçimde açık kalan bir yer var,
Dokunsan kapanacak belki.
Aşk dediğin bir soluksa
Taş olsan çatlatırsın dizleri
Bal olsan zehir akıtır sözleri
Ana kucağında ayırırsın kuzuyu
Senin adaletin yamuk dünya
Ekmek verirsin, diş kırarsın
Düm ta düm tek, akşam yine aynı
Söz çok, mana yok, masa hep dolu
Herkes konuşur, kimse duymaz
Davul daha dürüst, vurur da susmaz
Düm ta düm tek, hayat tempo
Bana miras kalan şey
itaat değildi.
Bir parça cesaret,
bir parça da başkaldırıydı.
Yasak denilen ne varsa
Bir avuç zamandı çocukluk,
kirlenen dizler, yarım gülüşler.
Akşam olmadan bitmeyen oyunlar,
geceyi bilmeyen düşler.
Bir şekerle mutlu olurduk,
O gece yer uyandı uykusundan
Gökyüzü sustu, saatler durdu
Bir şehir değil, binlerce kalp
Aynı anda kırıldı, savruldu
Duvarlar çöktü, isimler kaldı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!