-24 Kasım Öğretmenler Gününe atfen-
Kutlu olsun büyük gün, sevgili öğretmenim,
Mutlu olsun bu düğün, bilgili eğitmenim....
Baş Öğretmen ATATÜRK, öğrencisi bizleriz,
Şaşmayız yolumuzdan, hep ATAyı izleriz...
..
Öğretmenlerimizin hayatımızda çok önemli bir yeri vardır. Hepimizin öğretmenlerimizle veya çevredeki öğretmenlerle ilgili anıları vardır. Örnek alınacak bir çok yönünü kendisinden veya onu tanıyanlardan dinlediğim ve üç yıl önce kaybettiğimiz Osmancık ilçesinden merhum Ömer Faruk Geylani öğretmenimizle ilgili birkaç olayı paylaşmak istiyorum.24 Kasım öğretmenler gününe yaklaşırken hem onu rahmetle yad etmek, hem de başka arkadaşlara güzel örnek teşkil eder niyetiyle.
Bu öğretmenimizde herkeste olmasını arzu ettiğimiz bir çok özellikler mevcuttu.
En önemlisi işini çok sever ve hakkıyla yerine getirmeye çalışır ve okul çıkışlarında eve giderken mutlaka bir öğrencisinin elinden tutar, yolda öyle yürürdü.Bu davranışı ile sadece öğrencinin sınıfta öğretmeni olarak kalmaz, aynı zamanda dışarıda da onlarla ilgilenerek gönüllerini fethederdi.
Hiçbir özel günde öğrencilerinden kesinlikle hediye kabul etmezdi.Faruk öğretmenin bu özelliğini onda okuyan çocuğu vasıtasıyla zamanın ilçe Kaymakamı da öğrenmiştir. Dolaysıyla Kaymakam beyde çocuğunun öğretmenini sevmekte ve ona saygı duymaktadır. Ahşap bir evde kalırken Faruk öğretmenin evinde yangın çıkar ve bazı eşyaları yanar.Durumdan İlçe Kaymakamı haberdar olur. Böyle bir ortamda, Faruk öğretmene vakıftan yardım ederek yardımcı olabilmek için yanına çağırttırır. Kaymakamlık olarak kendisine vakıftan bir miktar yardım etmek istediğini söyler. Faruk öğretmen bu ilgi için Kaymakam beye teşekkür ederek, ‘’Efendim şükür canımız sağ ve memur olduğumuz için az çok bir de maaşımız var’’ diyerek bu teklifi geri çevirir.
..
Kızım Mehtap küçüktün büyüttüm seni
İlkokul, ortaokul, lise, üniversite okuttum seni
Vatana millete hayırlı evlat ettim seni
Bu ana baba için en büyük gurur değil mi?
Konya Selçuk Üniversitesi İngiliz filolojisini
Okuyup dört senede mezun oldun aldın diplomanı
..
Şu anda Milli Eğitimimizin içine eden, eğitim/öğretimi orta çağ dönemine indirgeyen ve bunun sonucunda cahil bir toplum yaratan; aydın, ilerici, devrimci, demokrat öğretmene en büyük ihaneti ve kötülüğü eden;
Kendi yaptığı kötülükleri yanlış olarak niteleyip öğretmen toplumuna sunan ama halen de yapmaktan geri durmayan;
Cumhurbaşkanlığını gasp etmiş rte’ yi dinlerken, kimlere kaldık (!) diye üzülürken ve bunları başımıza bela eden cahillere nefretimi sunarken….
Tüm öğretmenlerimin, öğretmen arkadaş, eş dost ve tanıdıklarımın ve ülkem ve ulusum için Atatürk’ ün ışığında gayretle çalışan tüm öğretmenlerin..
Öğretmenler gününü kutlarım! ..
Selam ve saygılarımla.
Ahmet EMER
..
Hepimiz öğrenciyiz hepimiz bu yoldayız,
Her birimiz çok farklı tembeliz, çalışkanız…
Kimimiz hiç anlamaz kimimiz en birinci,
Yeteneklerimizle her birimiz öğrenci…
Gelecek önümüzde biz bunu yaşıyoruz,
..
Balıkçılar heyecanla denize koşar,
Denize açılır, koca dalgaları aşar.
Bundan sonra denizle içi içe yaşar.
Balığın bereketini görünce şaşar.
Öğretmenlere yaz tatili sona erer.
Okullar çağırır,dinlendiğiniz yeter.
..
Dr. Teoman Bilge, Meram’ın İlkokulu,
Konya’nın merkezinde bilgi dolu şan dolu…
Öğretmenler onurlu, çocuklar başarılı,
Davranışlar ki örnek, terbiyeli, ahlaklı…
Güler yüzlü, neşeli engelsiz yollarıyla,
..
Biz öğretmenler,
Kalkarız zille,yatarız zille
Sınıfa gireriz zille,
Sınıftan çıkarız zille.
Zilsiz hareket etmeyiz,
Zil çalacak ille…
Kimimiz uzun boylu,
..
Aynı western filmleri gibi
Bir de öğretmen gibi öğretmenler var tabii
Eğitimin lokomotifi
Okul öğretmenevi bir de kendi evi
Ceketinin eskimiş yeni
Bermuda şeytan üçgeni
Gelir onbeş
..
ben bu dünyadan suçlu giderim
Öğretmende, Bilim adamı da üzersem
ne kutsal, tanrısal görevdeler
Bilim adamları, Öğretmenler
saygım,sevgim sana Bilim adamı
saygım,sevgim sana Öğretmenim
..
Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır sözünle
Öğretmenliğin önemini vurguladın bize
Satırlar yazdık mısralar okuduk dize dize
Öğrenciyiz ne mutlu bize
Karanlık yurdumuzu aydınlatan bir güneşe
Muhtacız senin gibi bir öğretmene
..
Onu tanıdığımda Bekçiler Fedai Kebiz İlköğretim Okulu’nda çalışıyordu. Fethiye Milli Eğitim Müdürlüğü, ilçemizdeki okullardan gelecek öğrenci ve öğretmen yazılarından oluşacak “ Milli Eğitim Fethiye” dergisi çıkarmayı planlayınca, derginin genel yayın yönetmeni olarak onu görevlendirmişti.
İlk sayısı çıkıp da dergiyi incelediğimde, benim de bu dergiye bir şeyler katabileceğimi düşündüm. Derginin gönüllülük esasına dayalı bir çalışma sistemi vardı. Yani dergiye gelen yazıları inceleyen, değerlendiren, düzelten öğretmenler görevlendirilmiyor, isteyen öğretmen Fethiye Öğretmen evi’nde yapılan haftalık toplantıya katılabiliyordu. Ben de bir Cumartesi günü katıldım derginin inceleme kuruluna. Oradaki öğretmen arkadaşlarla ve Mahmut Özkoca’yla iyi bir diyalogumuz oldu. Üç sayı daha çıktı aynı ekiple, “ Milli Eğitim Fethiye” dergisi. Sonra ara verildi.
***
Mahmut öğretmen, yayın ve yayımcılık alanında deneyimli, bu işleri severek, aşkla yapan bir insandır. Kendini yazın ve şiire adamıştır adeta… Ha, bir de çocuklara…
..
Elimde güllerimle ben sana geldim
Nerdesin bugün anneler günü annem?
Ayakların altına cenneti serdim
Nerdesin bugün anneler günü annem?
Bomboş duruyor oturduğun koltuğun
Her saniye hissediliyor yokluğun
..
1959 yılı olacak ben Orta Okul’a gidiyordum. İlçemize Demokrat Parti Zonguldak Milletvekili Muzaffer Kurbanoğlu gelmişti. Bildiğiniz gibi siyasiler her zaman kendilerinin ardında kalabalıkları görmek ister. Onun için de daha çok çocuklar ve resmi dairelerdeki kapıkulları kullanılır. Bizi de okulda sıraya sokup, Nutuk alanına götürdüler. Bundan öğretmenler de pek memnun değillermiş ki, kulağımıza ’’Meydana gidince isteyen gidebilir’’ denildi. Bu izin bizim kulağımıza ulaşana kadar Kurbanoğlu’nun konuşmasının bir kısmını dinlemek zorunda kaldık. O konuşmada aynen şöyle demişti CHP’yi hedef alarak ‘’Biz istersek eşeği bile seçtirir meclise sokarız’’. Bunu hiç unutamıyorum. Ben gerçekten meclise eşek sokacaklar zannediyordum. 1965 ten sonra TİP’li 15 milletvekili meclise girince meclise giren eşeklerin varlığını ancak kavrayabildim. TİP’li vekillere küfür ve yumrukla saldırırken. Tekme atarken. Anırırken.
O zaman, meclise eşekler sayı ile giriyormuş, geçen uzun yıllardan sonra nihayet onu öğrendim. Şimdi meclise insan sayıyla giriyor. Onlarda sık sık susturuluyor. Her kurulan hükümetin başı kendi memleketini ihya etmeye çalışıyor, ya da kendi ailesini. Niye? Boşuna demiyorlar ‘’Kayserili eşeği boyar yine eski sahibine satar’’ diye. Şimdi Kayserili’nin hiç sesi çıkmıyor. Bu kadar malzemenin başına bir Kayserili koydular ki… Sucuk pastırma alanında üretim yapanlara ucuz girdi sağlasın diye… Bu iş bolluğunda işten başlarını kaldıramıyorlar. İyi de bu kadar sucuk ve pastırmayı kim tüketecek… Geriye kalanların lüks yiyecekleri tüketme gücü var mı? Bu paralar dönüp dolaşıp Kayseri’ye akacağına göre, yükseltin şu emekli maaşları ve asgari ücretleri de biz de sebeplenelim.
Bir taşla iki kuş vurun. Eskiden hızlı beklentiler için ‘’Boru mu lan bu? ’’ denilirdi. Şimdi gerçekten boru bolluğu var. Giriyor çıkıyor kimse kıpırdamıyor. Sizde verin borunun hakkını, tüketin sucukları ve pastırmaları…
..
OKUL ÇOCUKLARIıı
SIRTLARINDA ÇANTALARI
MAVİLİM MAVİLİM BEYAZ YAKALARI
ELLERİ MİCİK YÜREGİ SEVDA DAGLARI
ÇOK MASUMDUR OKUL ÇOCUKLARI
..
2003 YILINDAN BEKLEDİKLERİM
1. Savaş Çıkmasını İstemiyorum!
Savaş çıkarsa krizler çıkacaktır. Kriz çıkınca da insanlar yiyecek alamaz. Yiyecek alamayınca açlıktan öleceklerdir. Açlıktan ölmek, savaşıp ölmekten iyidir. Yiyeceğe tek bizim değil, devleti yönetenlerinde ihtiyacı vardır. Onlarda yiyecek bulamazlar ise; onlarda ölecektir. Peki açlıktan herkes ölürse bu devletin sahibi kim olacak? Iraklılar mı?
Atatürk:”Zorunlu olmadıkça savaş bir cinayettir” demiştir. Biz de bu savaş için zorunlu muyuz? Zorunlu değilsek savaşmaya da gerek yoktur.
Amerika savaşmamızı istiyor. Çünkü tek başına bu coğrafyada savaşamaz. Savaşsa da başarılı olamaz. Belki de yok olacaktır. Bunun içinde bizi savaşa zorlamaktadır. Kendini değil, bizi, bizim ekonomimizi batıracaktır. O nedenle bizi yönetenler, savaş kararı almadan şapkalarını önlerine koyup bir daha düşünseler diyorum.
..
Hakkınızı vermemiz acaba mümkün müdür
Sizlere ömür boyu, köle olmamız gerek
Sizleri hatırlamak, sadece bir gün müdür
Ömrümüz size feda böyle kalmamız gerek
Bizleri aydınlatan, akıl veren sizsiniz
Temelden başlayarak şakul veren sizsiniz
..
Öğretirsin okumayı yazmayı,
Hayatta başarılı olmayı,
Saygı ile, insanca yaşamayı,
Vatanımızı, bayrağımızı sevmeyi.
Her zaman bilgi verirsin insanlara,
Katlanırsın, tüm zorluklara,
..
Toplandı bak öğretmenler,
Hayırlı bir haber bekler,
İnat etme hakkımı ver,
Hakkımızı alacağız.
Bize danışmadan sakın,
Alacağız o gün yakın,
..