yalnızlığın dumanında meşk olur musun?
bir gamzenin gülüşünde köşk olur musun?
üzümlerin mevsimi geldi geçiyor...
bir elmanın yarısında aşk olur musun?
dokunulmazlığa değecek anılarla
anı olmaya aday gelecek zamanlarla randevuda;
göğün bozulan sessizliğinden geriye kalan
bir ''şu an''
bir kaç sözün
ve anlatmaya başlayan ''yüzün''...
bir yaprağa
acıtmadan dokunabilmek;
yaşadığın yılları
kalemsiz
üstüne yazabilmek;
aşk-ı nar ile yansam da can cananı bilir mi ki
geçip gitsem deryalardan aşk izini bulur mu ki
bir kahveye gönül vermiş zevk-i sefa hürmetine
şu mektubu kırka bölsem yar birini alır mı ki...
sevdayı neyler gönül kendisi aşktır
mevsimleri uçurmuş baharı meşktir
gecesi kervan kervan ipek yolunda
bir ışıktır can evi mehtabı köşktür
ah o gözlerin var ya
''istanbul bakıyor tüm çıplaklığıyla'''
bir görsen yüreğimi
bir duble rakıya senet yapmış boğazın dalgalarıyla
ödünç alırdım tarihi..
kollarıma sordum''sevmek nedir''
''sende bıraktığım izde''dedi
bacaklarıma sordum''gülmek nedir''
''bende bıraktığın dizde''dedim
o günden beri sevgiye daha çok sarılmaya
lacivertin teveccühünde
iltifattayken mehtap;
mavi boncuklar elinde
gün doğana dek
''sevda'' diye okuduğun
beni bir kez dinle
ricalar yüktür bilirim
öyle derinden sev ki
beni ben dinleyeyim
gecenin ayazına aldırmadan
korkuyu çadır yapmıştı çocuk
yıldızlar sustu
toprak susuzluktan delirdi
kuşlar bitkin yorgun
yağmurlar kaprisliydi...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!