tenha bir durağında beklerken sonsuzluğun
bir gök gürültüsüne bindim de gittim
ne zaman dilsiz bir aşık ses aranırsa
şimşek çakıp yakmadan ben ''gümbürdedim!''...
ben eşsiz bir duyguyum desem
kapılsam seline
uzatır mısın bir dal
meçhul insan...
her duygu aşkını arar
emeklerin şaha kalkmış
tükenmez umut
''yitirdiklerini tan yeriyle ört!''
yorgunlukları ser yanağına ıslansın
hürriyetine dolan...
eskiden unutmamak istediklerini hatırlamak için
parmaklarına iplik bağlayanlar olurmuş
gök kuşağına baktığım da o yedi renk kuşağın
ikisini bacaklarıma sarmak isterim
olur da karanlıkta yürümek zorunda kalırsam
aydınlık yoldan yürümek zorunda olduğumu unutturmaması için
sen sabahlar gibi umut,aşk dolu
rüyalar kadar renkli gizemliydin
şarkılar söyledik yasak,yol boyu
hazan mevsiminin gül bahçesiydin
ömrün keşmekeşinde gün ışığı
nazlanarak açılıyor akşam sefası
gün yine kaçmalarda
halay çeken bulutların son mendil sallayışı
senin öldüren bakışlarında...
hani kimi dalışlarda derinlere
büyük bir sahra karşılar seni
işte o anda tutup çıkarmak
ve sevda sularında serinletmek
ümitsiz dalgıçlıktan kurtarmak seni
anladığında yol açılmış demektir
saçlarınla yüzünü gizle
ve yürü...
her rüzgarda açılacak farklı simalardan
umutlar taşınacak
yeşiller içinde bir seni gördüm
o an çayırlara tuttum büründüm
rüzgar sümbül döktü sözüm üstüne
sen onları sildin ben sözü dürdüm...
bir çiçek buldum ''yar''...
yapraklarında ıslak bir hikaye var
zamanın mecrasında yazılmış
akıp gittiği kadar
solana dek ağlayacakmış




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!