Bazen bir sevgi bulursun, sevgilerin içinde,
Bu sevgi seni sarar, çok ayrı bir biçimde.
Yükselir dalga, dalga, rüzgarlarla buluşur,
Bazen de sevgi biter, zıt kutuplar oluşur.
Sevgi yüksek enerji, fazla versen şok olur,
Önce rabbini sev, seni yarattı,
Sana emanet, bir can bıraktı.
Sanma ki bu beden, etten kemikten,
Nurlarla yoğurdu, aslı topraktı.
Sev dedi yarattığım, tüm güzellikleri,
Ben senin esirin, olmuşum artık,
Ne yemek düşünürüm, nede bir katık.
Bende olsaydı, iyi bir mantık,
Ben seni çoktan, ezer geçerdim.
Yasaklar koymuşlar, senin başına,
Bizim için ayrılık, birkaç soru ve nida,
Kısa,kısa buluşmalar, sonra tekrar elveda.
Hayallerimde süslü, bir gelecek yok artık,
Anılarımda yüklü, geçmiş güne elveda…
Bana uzun gelirdi, ayrı geçse tek günüm,
İlk aşk hiç unutulmaz, bu bir darb-ı mes’eldir,
İlk sevgili nedense, her güzelden de güzeldir.
Uzun yıllar geçse de, hatırası silinmez,
İlk aşkın acıları, hele hicranı hiç dinmez.
Görünmeyen bu yara, zaman, zaman kanarsa,
O güzel gözlerine, bakmaya doyamadım,
Sel oldum çağladım da, kalbine akamadım.
Ateş kesildim yandım, gönlünü yakamadım,
Aşkımı bir taç yaptım, başına takamadım.
Gözlerinden yayılan, o büyülü dalgalar,
Kalbimde bir kıvılcım, olur beni yaralar.
Dolaşırken el ele, hiç bitmesin isterim,
Kalbimizde aşk dolu, bu mutlu dakikalar.
Sanki binlerce kalp, gökyüzüne yükseldi,
Bu vatanı gençlere, sen emanet ettin,
Bütün değerleri bize, tek, tek öğrettin.
Muhtaç olduğun kudret, asil kanında dedin,
Bu kana sahip olmayan, seni anlamaz Atam.
Senin izinden giden, bir millet vardı,
Semtimizde şekerci, bir deli Rıza vardı,
Kimsesizdi sersefil, sokaklarda yatardı.
Soğuklardan mosmor olmuş, limon gibi sapsarı,
Yardım kabul etmezdi, nane şeker satardı.
Karga burun lakaplı, Fevzi ağabeyimiz,
Kalbimde büyümüş, sevda ağacı,
Yapraklar dökülmüş, meyvası acı.
O bana darılmış, benden davacı,
Ben ona ne yaptım...bilemedim ki...
Bir noktaydım eğildim, karşında virgül gibi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!