Semtimizde şekerci, bir deli Rıza vardı,
Kimsesizdi sersefil, sokaklarda yatardı.
Soğuklardan mosmor olmuş, limon gibi sapsarı,
Yardım kabul etmezdi, nane şeker satardı.
Karga burun lakaplı, Fevzi ağabeyimiz,
Dönülmez yolculuğun, son virajındayım,
Yerler kaygan, zemin kötü, yol berbat.
Küllenmiş hatıralar,unutulmuş anılar,
Ertelenmiş dünlerdeyim.
Bütün beklentilerim, hayallerim yok oldu,
Gecenin ayazında,ağır adımlarla, yürüyen bir gölge,
Gözlerinde, derin ve karanlık uçurumlar var.
Medeniyet denen kavram,hükmünü yitirmişse,
O gölge de,karanlık da,uçurumlar hep benim.
Ne olduğu belirsiz vahşice cinayetler,
Soygun,namus, kan davası vede binlerce cürüm.
Ben romantik bir yazarım, kelimeler esirim,
Özgür olmalı kafamda, bütün düşüncelerim.
Bir konuyu işlerken,bazen değişse de hislerim,
Onlar benim çocuklarım, hepsini çok severim.
Ben aşkın şairiyim,her yazdığım konuda, başka bir aşk bulurum,
-AŞK NEDİR-
Dediler ki sen şairsin, aşkı iyi bilirsin,
Her mısrada aşk yaşadın, tarif edebilirsin.
Dedim ki aşk bir duygu, yaşanmadan bilinmez.
Düşerse gönüllere, ömür boyu silinmez.
- SENİN O... -
Senin o deniz mavisi, gözlerin var ya...
Okyanuslar kadar derin,
Meltemler kadar sıcak...
Senin o dalga dalga, saçların var ya...
Umut dolu gemilerim,
Demir atmadan geçti.
Yalnızlığımda, her gece,
Sarmaş dolaş, kalmışım.
Şimdi mevsim, ilkbahar,
Zamansız esip geldi, soğuk rüzgar dağlardan,
Kış mevsimi değil ki,şimdi temmuz aylardan.
Bir görev verilmişse, meleklere Mevla dan,
Gidecekse bu can, gider kalmaz bir tanem.
Kalbimdeki acılar, derdime dertler ekler,
Saçlarım dökülmüş, kalanlar beyaz,
Yüzümde çizgiler, yıllardan miras.
İçimde sevgiler, dostluklar varken,
Gelmesin ecelim, geciksin biraz.
Bana bahsetme, böyle şeylerden,
Ben danstan twist’ten,anlamam kızım.
İçerim bir parça, saf su verırsen,
Wiskiyle sodayla,kanamam kızım.
Ancak iğrenirim, blu-jean’den,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!