susayan yüreklerin;
ve dudakların
yağmurudur dua...
estin mi
gürledin mi epeyce?
o zaman;
İster, ateş ol yak!
karıştırıp yaşı kuruyla
Sormadan sahibine!
İstersen duman ol,
Yüksel kuşlara inada gökyüzüne.
Sonuçta yağışın,
Çeşit çeşit çiçekler kaplamıştı kırları ;
gökyüzündeyse ;
sayısız gri bulutlar vardı :
ne çiçekler bulutlara yalvardı
bir kaç damla için ;
ne de bulutlar çiçeklerin üzerlerinden yagmadan geçtiler.
Sen hep pesinden kosanim zannettin,
Kalbimdi ekseninde beni döndüren
Kabul et gücüne gitmesin ama
Bagliydik görünemez bir zincirle....
Sanma gururu elinde gezenim,
Bahara çeyrek kala;
aşkı sarmalamalı:
tutup kolundan atmalı yüreğe
yaza geç olur
şaşırır ok hedefini:
acele etmeli;
Sebeplidir susuşlar
yagmur öncesi kararır bulutlar ;
kimi zaman iç hesaplaşma
kimi zaman dışa kırgınlık
kimi zaman da ; çaresizlik.
Vakti dolmayan ne vardır ki
Güneş : bugün de
yeni bir sayfa açtı yaşamımıza
tüm cömertliğiyle ,
yarın ,yeni bir sayfa daha.
Yagmurun ardindan,
Dumanlanan
Topragin kokusunda
Iyiki, sen varsin.
"O" kokuyu,
Ulu çınar ;
yapraklarından soyunur mevsiminde
yalnız kalır kök saldıgı tepede ...
gölgesinde oturanlar
unuturlar onu ,
O yine heybetiyle başı dik durur...
Umrunda olmadığımın;
umrumda olmayacağını
kalbime kabul ettirdiğimden beridir,
tadar oldum yaşamın tadını.




-
Uğur Şahin
Tüm Yorumlarkalemine sağlık
“Yere” mim olmadan “yâre” lam olmaz.
Görmemişken bile, yüreğim kaldıramaz.
Cemalini göreyim, cennetten de geçerim
O Kevser şarabını, sonsuza dek içerim.