Niyazi Sakar Şiirleri - Şair Niyazi Sakar

Niyazi Sakar

(KELLİĞE ÇARE YOK AMA, VİJDAN AZABINA GAZİANTEPTE ÇARE BULUNDU!)

Ben (1963 Dlu) Şair ve yazar Niyazi Sakar,(16 Temmuz1989 Mübarek Kurban Bayramı Son Günü) eşimle motorsiklette gezerken alkollü bir müslümanın bize çarpması sonucu eşim Nazire Sakar(1966 Dlu) öldü(Eğer çarpan insan hastaneye yetiştirseymiş kurtulacakmış doktor bilgilerine göre...) Neyse aradan 21 yıl zaman geçti.Adam bir de ne yapsa beğenirsiniz; kendisinin olmadığı Alman plakalı(SG EL 78) mercedese sahte fatura uyarlayıp Arabamda hasar var diye beni mahkemeye veriyor Ve o adamda ne suçluluk ne de Vijdan azabı var. Çünkü adam abdestinde namazında hatta birde üzerine hicaza gitmiş yani katmerli bir vaziyette kurtulmuş tüm vijdan kul hakkı vs.vs. vs.(Dünyanın hiç bir ülkesinde ve Hiç bir dininde Allaha karşı,vijdan azabına karşı böyle birşey yok ama Gaziantepteki müslümanlarda var! (NASIL BİR ALLAHSIZLIKSA...) Hicaza gitmenin Allaha karşı avukat tutma gibi bir hal edası sayıldığı,Veya sarayım mı burdamı yersiniz gibi nasıl olsa o kadar para sarfedildi Hicaza gitmek için avukata para verir gibi.Hangi dinde ve ülkede olursa olsun bu hareket 70 sülale geçmişinin kemiğini sızım sızım sızlatır(Halbuki her taraf asfalt ve deve kuşunun kafasını gömeceği kadar bir parça kum bile yok ama..Kısaca inandıkları ve inandıracakları madde şu:Tüm günahkarlar suçlarınızı affettirmek için sakın hicaza camiye, gitmenize gerek yok,öyle bir atmosfer var ki Gaziantepte yaşamanın suçtan günahtan eser kalmıyor ve hiç suç işlememiş bir vijdan rahatlığında yaşamınıza devam edebiliyorsunuz? ? ?) ÇÜNKÜM SARHOŞ BEYİNLERİNDE VE TEYPLERİNDE DURMADAN TANRI KULLARINI SATAN AFFEDER...ŞARKISI ÇALAR..halbuki Kuran-ı kerimin Türkçe meali ve ilmihali var niye okumazlar hayret.....Tövbe Allahım Ne olursun sakın affedip bağışlama ve vijdan azabından kurtarma ne olur böyle zihniyetleri,müslüman olduğumdan utanç duymak istemiyorum..)

Hal böyle iken canım Abim(1959 Dlu) Muhittin Sakar (Aramızda 4 yaş var ama aşağıdaki öykü devamını okursanız aradaki yaş farkının deryalardan büyük olduğu kanısına varacaksınız..) hemen kayboluyor benden uzaklaşıyor yani evimden çıkmayan abim..Ve arkasından bana lazım olacakları evine alıyor yani buzdolap,çamaşır makinası v.s..Yani yapayalnız kalıyorum.Çünkü eşimin ölümünden sonra eşimin ailesi benim evi bomboş boşaltıyor..Kıymetli bacılarım ablalarım çamaşırlarımı çöpe atıyor.Annem bana olmaz türlü laf söylüyor.Kısaca eşim Nazire Sakar benim için herşeydi.Ben İdim...

Devamını Oku
Niyazi Sakar

Koca çınar koca ağaç toprağa saplanmış kökleri

Etkilenmez ne yağmurdan ne kardan mahvederdi fırtınaya dönen yelleri

Ne meyvesi var gölgesinden başka kuş sesleri bozar sinleri

Devamını Oku
Niyazi Sakar

İşte her şey yalansız natürel gözün önünde
Döner akrebi yelkovanı saniyesiyle sereserpe
Düşünsene beş dakika sonra biraz önce
Kırpıp kırpıp saniye saniye ömrünü bitirince...


Devamını Oku
Niyazi Sakar

Ellerde kadeh, neyi kutluyorsun? kim bu fikrin ustası
Kutlamak ne demek! olduk avrupa hastası
Gerçekten kutlamak istersen, namazla, niyazla
İşte, sana mübarek'' kutlu doğum haftası''...


Devamını Oku
Niyazi Sakar

Yıl 1991 Gaziantepte yaşıyorum.Eski bir kenar mahallede dolaşırken gözüme bir şey ilişti.Bu dikkatimi çeken olay eski bir kilimci atelyesinde bir adam ve adamın kilim ürettiği makina...Makina tıkır tıkır çalışıyor,hem de tık demeden...Makinanın üzerinde ise imalat tarihi yazılı: 1740..Ülkeme bakıyorum Yani o tarihlerde ülkemde Lale Devri yaşanıyor...Nasıl bir nefesimi durduran bir duyguya kapıldım,anlatamam; gözlerim yaşardı...
Elin adamı (gavuru) dediğimiz sevmediğimiz kişiler hayallerini gerçekleştiriyor.Biz ise gözlerimizi hem gerçeklere hem de hayallere elimizle kapıyoruz(Nasıl bir insanlık yaşamı ise) ...Hayaletlerle yaşıyoruz..Yani ellerin insanları ellerini taş altına koyarken(Hitler bile savaşta zorla güzellik olur deyip bu güne kadar gelen Halk Arabası VolksWageni icat ettirmiş...Hikayesini araştırın okuyun) bizler ise taş altına değil de elimizi toprak içine sokmuşuz hem de arkasından diri diri girmişiz o kara toprağa...Hem de saplanırcasına...) Tamam sanata evet ama,tek öyle kalakalmışız...Yoksa o dönemlerde dışarda Leonardo da vinci...varken bizde de Osman Hamdi..var...Yani kısaca bizler hala göz yaşartan Lale Devri Soğanlarıyız..(Bir de kanser ilacını bulan bulmaya çalışan Doktor Ziya Özel'i sürgüne göndermişiz.Padişahlık döneminde Galata Kulesinden uçan Hazerafan Ahmet Çelebi'yi Arabistan'a sürgüne gönderdiğimiz gibi) .Sanki bu neye benziyor:Deveye sormuşlar'' boynun niye eğri'' diye, o da'' nerem doğru ki'' dememiş.''doğuştan'' demiş...Yani bu böyle gelmiş böyle gider...

Devamını Oku
Niyazi Sakar

Kitaplar var bildiğimiz çeşit çeşit kitaplar
Güneş olup hayatımızı aydınlatan kitaplar
Bazıları ise beklenenin tam tersine
Aydınlık dünyamızı için için karartırlar...


Devamını Oku
Niyazi Sakar

Başka bir değer kalmadımı düşündünüzde geride?

Kala kalakaldınız bayramda son bir deride!

Kalkabilseydi konuşurdu ağlardı belkide,

Devamını Oku
Niyazi Sakar

İşte bir beyaz kuş
Bembeyaz çıktı uçtu göklere kocaman açtı kanatlarını
Mavi denize düşen maviye boyanan taş gibi
İşte ben kendimi,herkesi daha o mavi kuşun kanatları altında sanırım
Güneşin yakmasından,kışın donmasından
Ve o mavi kuşun kanatları altına saklanırım; sığınırım...

Devamını Oku
Niyazi Sakar

Bahar geldi açan çiçeklerle rengarenkler içinde çiçek gibi açayım
Bahçede yalnızım kalp kırmayan sessiz sedasız çiçeklerle başbaşayım
Bahar biter güz gelir kopar rengarenk kollarıyla solar tüm çiçekler
İstediğim çiçekler soldu yalnızım yine kendimle başbaşayım...


Devamını Oku
Niyazi Sakar

Merhaba yeni doğan güne,güneşe

Merhaba sabahın taze esen seherine

Ve merhaba sensizliğin son seferine

Devamını Oku